📌 Konu

Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri

Afetlerle mücadelede başarılı uygulama örnekleri ve dirençli yaşam alanları.

Afetlerle mücadelede başarılı uygulama örnekleri ve dirençli yaşam alanları.

Konu Anlatımı

10. Sınıf Coğrafya – Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri

Afetler, doğal veya insan kaynaklı olayların toplum üzerinde büyük yıkıcı etkiler bırakmasıyla ortaya çıkan olağanüstü durumları ifade eder. Deprem, sel, heyelan, tsunami, kuraklık, orman yangını gibi doğa olayları; sanayi kazaları, çevre kirliliği, nükleer sızıntı gibi insan kaynaklı felaketler hep afet kapsamında değerlendirilir. 10. Sınıf Coğrafya Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri konusu, bu afetlere karşı ülkelerin ve toplumların nasıl hazırlık yaptığını, mücadele stratejilerini ve dünya genelinde öne çıkan başarılı uygulama örneklerini ele alır.

1. Afet Kavramı ve Temel Tanımlar

Bir doğa olayının afete dönüşmesi için insanların yaşam alanlarını, ekonomik faaliyetlerini veya çevresel değerlerini olumsuz etkilemesi gerekir. Örneğin, çölün ortasında meydana gelen şiddetli bir deprem, herhangi bir yerleşim yeri olmadığı için afet olarak nitelendirilmez. Ancak yoğun nüfuslu bir kentte aynı büyüklükte bir deprem yaşanırsa, can ve mal kaybına yol açarak afet niteliği kazanır.

Doğal afetler; jeolojik kökenli (deprem, volkanik patlama, tsunami), klimatolojik kökenli (sel, kuraklık, fırtına, çığ) ve biyolojik kökenli (salgın hastalıklar, böcek istilaları) olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Beşerî (insan kaynaklı) afetler ise sanayi kazaları, çevre kirliliği, nükleer felaketler ve orman yangınları gibi olayları kapsar. Afetlerin ortak özelliği; ani veya yavaş gelişebilmesi, geniş alanları etkileyebilmesi ve toplumsal düzeni ciddi biçimde bozmasıdır.

Afetlerin etkisini belirleyen başlıca faktörler şunlardır: nüfus yoğunluğu, yerleşim yerinin konumu, yapılaşma kalitesi, toplumun bilinç düzeyi ve devletin afet yönetim kapasitesi. Bu faktörler, aynı büyüklükteki bir doğa olayının farklı ülkelerde farklı sonuçlar doğurmasını açıklar.

2. Afetlerle Mücadelenin Önemi

Afetlerle mücadele, yalnızca afet anında değil; afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası olmak üzere üç aşamalı bir süreçtir. Modern afet yönetimi anlayışında risk azaltma ve hazırlık çalışmaları, müdahale ve iyileştirme aşamaları kadar önemli kabul edilir. Bir ülkenin afetlerle mücadele kapasitesi, o ülkenin kalkınma düzeyini ve toplumsal dayanıklılığını doğrudan etkiler.

Afetlerin ekonomik boyutu da göz ardı edilemez. Dünya genelinde her yıl afetler nedeniyle milyarlarca dolarlık maddi kayıp yaşanmaktadır. Can kayıpları, altyapı hasarları, tarımsal üretim düşüşleri ve göç hareketleri afetlerin en belirgin sonuçlarıdır. Bu nedenle afetlerle mücadele, sürdürülebilir kalkınmanın temel bileşenlerinden biridir.

Afetlerle mücadelenin toplumsal boyutu da büyük önem taşır. Afet bilinci yüksek toplumlarda can kayıpları daha az olmakta, iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşmektedir. Eğitim, farkındalık kampanyaları ve tatbikatlar bu bilincin oluşturulmasında kritik rol oynar.

3. Afet Yönetim Döngüsü

Afet yönetimi, dört temel aşamadan oluşan bir döngü olarak ele alınır. Bu döngü sürekli tekrar eden bir yapıya sahiptir ve her aşama bir sonraki için temel oluşturur.

a) Zarar Azaltma (Risk Azaltma) Aşaması: Bu aşama, olası afetlerin etkilerini en aza indirmeye yönelik uzun vadeli çalışmaları kapsar. Zemin etütleri yapılması, yapı denetim sistemlerinin güçlendirilmesi, imar planlarının afet risklerine göre düzenlenmesi, dere yataklarına ve fay hatlarına yakın bölgelerde yapılaşmanın engellenmesi bu aşamanın temel faaliyetleridir. Risk haritalarının hazırlanması, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve yasal düzenlemelerin yapılması da zarar azaltma kapsamında değerlendirilir.

b) Hazırlık Aşaması: Olası bir afete karşı toplumun ve kurumların hazır olmasını sağlamaya yönelik çalışmalardır. Afet tatbikatları düzenlenmesi, acil durum planlarının hazırlanması, afet çantası hazırlanması, arama-kurtarma ekiplerinin eğitilmesi, iletişim ağlarının oluşturulması ve stok malzeme depolanması bu aşamanın kapsamına girer. Toplumun afet bilincinin artırılmasına yönelik eğitim çalışmaları da hazırlık aşamasının önemli bir parçasıdır.

c) Müdahale Aşaması: Afet meydana geldikten hemen sonra başlayan acil müdahale sürecidir. Arama-kurtarma faaliyetleri, ilk yardım hizmetleri, tahliye işlemleri, geçici barınma alanlarının kurulması, gıda-su-ilaç gibi temel ihtiyaçların karşılanması bu aşamanın temel faaliyetleridir. Koordinasyon ve hızlı karar alma bu aşamada hayati önem taşır.

d) İyileştirme (Rehabilitasyon) Aşaması: Afet sonrası normal yaşama dönüş sürecini kapsayan bu aşamada hasar tespit çalışmaları, kalıcı konutların inşası, altyapının yeniden yapılandırılması, psikolojik destek hizmetleri ve ekonomik iyileştirme programları yürütülür. Ayrıca afetten çıkarılan dersler doğrultusunda zarar azaltma çalışmaları güncellenir ve döngü yeniden başlar.

4. Türkiye'de Afetlerle Mücadele

Türkiye, jeolojik ve coğrafi konumu itibarıyla pek çok doğal afet riskiyle karşı karşıyadır. Ülkemiz, Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle özellikle deprem riski açısından dünyanın en aktif bölgelerinden biridir. Bunun yanı sıra sel, heyelan, çığ, kuraklık ve orman yangınları da Türkiye'nin sıklıkla karşılaştığı afetler arasında yer alır.

AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı): Türkiye'de afet yönetiminin koordinasyonundan sorumlu temel kurumdur. 2009 yılında kurulan AFAD, afet öncesi hazırlık, afet sırası müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarını tek çatı altında yürütmektedir. AFAD'ın her ilde temsilciliği bulunmakta ve bu birimler yerel düzeyde afet yönetimini koordine etmektedir.

Deprem Tehlike Haritaları: Türkiye, deprem tehlike haritalarını belirli aralıklarla güncellemektedir. Bu haritalar, yapılaşma kararlarının ve imar planlarının bilimsel verilere göre hazırlanmasını sağlar. Diri fay hattı haritaları da yerleşim alanlarının belirlenmesinde kritik bir referans kaynağıdır.

Yapı Denetim Sistemi: 1999 Marmara Depremi'nden sonra yapı denetim sistemi köklü bir şekilde yeniden düzenlenmiştir. Zorunlu deprem sigortası (DASK) uygulamaya konulmuş, yapı denetim firmaları aracılığıyla inşaat süreçlerinin denetlenmesi yasal zorunluluk hâline getirilmiştir.

Kentsel Dönüşüm Projeleri: Afet riskli yapıların yıkılarak yerine modern, depreme dayanıklı binaların yapılması amacıyla Türkiye genelinde kentsel dönüşüm projeleri uygulanmaktadır. Bu projeler, özellikle büyük şehirlerdeki riskli yapı stokunun azaltılmasında önemli bir araçtır.

Erken Uyarı Sistemleri: Meteorolojik afetlere karşı Meteoroloji Genel Müdürlüğü erken uyarı sistemleri geliştirmektedir. Sel, fırtına ve aşırı sıcak dalgaları gibi olaylarda halkın önceden bilgilendirilmesi amacıyla uyarı mekanizmaları etkin şekilde kullanılmaktadır.

5. Dünyada Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri

Dünya genelinde farklı ülkeler, karşı karşıya oldukları afet risklerine göre özgün mücadele stratejileri geliştirmiştir. Bu stratejiler, diğer ülkeler için de model oluşturmaktadır.

a) Japonya – Deprem ve Tsunami ile Mücadele: Japonya, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alması nedeniyle dünyanın en fazla deprem ve tsunami riski taşıyan ülkelerinden biridir. Japonya'nın afetlerle mücadele konusundaki başarısı, uzun yıllara dayanan deneyim ve sistematik yaklaşımın ürünüdür. Japonya'da tüm binalar son derece sıkı deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilir. Sismik izolatör ve enerji sönümleyici sistemler yaygın olarak kullanılır. Okullarda çocuklara küçük yaşlardan itibaren deprem tatbikatları yaptırılır. Tsunami erken uyarı sistemi, deniz tabanındaki sensörler aracılığıyla dakikalar içinde uyarı verebilmektedir. 2011 Tohoku Depremi ve Tsunamisi sonrasında bile Japonya'nın hızlı toparlanma kapasitesi tüm dünyaya örnek olmuştur.

b) Hollanda – Sel ve Taşkın Yönetimi (Delta Projesi): Hollanda, topraklarının önemli bir bölümü deniz seviyesinin altında olan bir ülkedir. Bu nedenle sel ve taşkın riski Hollanda için varoluşsal bir tehdittir. 1953 yılındaki büyük sel felaketinin ardından başlatılan Delta Projesi, dünyanın en büyük ve en başarılı sel koruma projelerinden biri olarak kabul edilir. Devasa setler, barajlar ve fırtına kapakları sistemi sayesinde Hollanda, deniz sularına karşı etkili bir koruma kalkanı oluşturmuştur. Ayrıca sürdürülebilir su yönetimi politikaları ile yağmur suyunun kontrollü şekilde depolanması ve tahliye edilmesi sağlanmaktadır.

c) Bangladeş – Siklon Erken Uyarı Sistemi: Bangladeş, Bengal Körfezi'ndeki siklonlardan en çok etkilenen ülkelerden biridir. 1970 yılındaki Bhola Siklonu'nda yaklaşık 300.000 ila 500.000 kişi hayatını kaybetmişti. Bu trajedi sonrasında Bangladeş, kapsamlı bir siklon erken uyarı ve tahliye sistemi geliştirmiştir. Kıyı bölgelerinde binlerce siklon sığınağı inşa edilmiş, gönüllü uyarı ekipleri oluşturulmuştur. Bu çalışmalar sayesinde benzer büyüklükteki siklonlarda can kayıpları dramatik biçimde azalmıştır. 2020'li yıllardaki siklonlarda kayıp sayılarının geçmiş dönemlere kıyasla çok düşük kalması bu sistemin başarısının kanıtıdır.

d) Küba – Kasırga Hazırlık Modeli: Küba, Karayipler'de sıklıkla kasırgalara maruz kalan bir ada ülkesidir. Ancak gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha az kaynağa sahip olmasına rağmen Küba, kasırga hazırlığı konusunda dünya çapında örnek gösterilen bir başarı sergilemiştir. Küba'nın sivil savunma sistemi, toplumun her kesimine ulaşan bir ağ yapısına sahiptir. Kasırga uyarısı verildiğinde tahliye planları hızla uygulamaya konulur; hastaneler, okullar ve toplum merkezleri geçici sığınak olarak kullanılır. Bu sistem sayesinde Küba, büyük kasırgalarda bile can kayıplarını minimumda tutmayı başarmıştır.

e) Şili – Deprem Mühendisliği ve Yönetmelikleri: Şili, Güney Amerika'nın batı kıyısında, deprem kuşağı üzerinde yer alan bir ülkedir. 2010 yılındaki 8.8 büyüklüğündeki depremde, bu denli büyük bir depreme rağmen can kayıplarının nispeten düşük kalması Şili'nin sıkı yapı yönetmeliklerinin etkinliğini ortaya koymuştur. Şili'de deprem mühendisliği alanında sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütülmekte, yapı standartları düzenli olarak güncellenmektedir.

f) İsviçre – Çığ Erken Uyarı ve Koruma Sistemleri: Alp Dağları'nın eteklerinde yer alan İsviçre, çığ riski yüksek bir ülkedir. İsviçre, çığ tehlikesi haritaları oluşturarak riskli bölgelerde yapılaşmayı sınırlandırmıştır. Çığ bariyerleri, koruma ormanları ve erken uyarı sistemleri sayesinde çığ kaynaklı can kayıpları büyük ölçüde önlenmektedir. Ayrıca SLF (İsviçre Çığ Araştırma Enstitüsü) dünya genelinde çığ araştırmalarının merkezi konumundadır.

6. Afetlerle Mücadelede Teknolojinin Rolü

Modern teknoloji, afetlerle mücadelede devrim niteliğinde gelişmeler sağlamıştır. Bu teknolojik araçlar, afetlerin her aşamasında etkin biçimde kullanılmaktadır.

Uydu Teknolojileri ve Uzaktan Algılama: Uydu görüntüleri, afet öncesinde risk alanlarının belirlenmesinde, afet sırasında hasarın tespitinde ve afet sonrasında iyileştirme sürecinin izlenmesinde kullanılır. Uzaktan algılama teknolojileri ile orman yangınlarının erken tespiti, sel baskınlarının izlenmesi ve heyelan riskli alanların haritalanması mümkün hâle gelmiştir.

CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri): CBS teknolojisi, afet risk haritalarının oluşturulmasında, acil durum planlarının hazırlanmasında ve kaynak yönetiminde kritik bir araçtır. Farklı veri katmanlarının bir arada analiz edilmesini sağlayan CBS, karar vericilere bütünleşik bir bakış açısı sunar.

Deprem Erken Uyarı Sistemleri: Sismik sensörler aracılığıyla depremin ilk dalgalarını tespit eden erken uyarı sistemleri, şiddetli sarsıntı gelmeden önce saniyeler içinde uyarı verebilmektedir. Bu kısa süre bile trenlerin durdurulması, gaz vanalarının kapatılması ve insanların güvenli alanlara yönlendirilmesi için yeterli olabilir.

İnsansız Hava Araçları (Drone): Afet sonrası hasar tespiti ve arama-kurtarma çalışmalarında drone teknolojisi giderek yaygınlaşmaktadır. İnsanların ulaşamadığı bölgelere erişim sağlayan dronelar, hem görüntü hem de termal kamera verileri ile hayat kurtarıcı bilgiler sunmaktadır.

Yapay Zekâ ve Büyük Veri Analizi: Yapay zekâ algoritmaları, afet tahmininde ve erken uyarı sistemlerinin doğruluğunun artırılmasında kullanılmaktadır. Büyük veri analizi ile geçmiş afet verileri incelenerek gelecekteki risklere yönelik öngörüler geliştirilebilmektedir. Sosyal medya verilerinin analizi de afet sırasında halkın ihtiyaçlarının hızlı tespitinde faydalı olmaktadır.

7. Sürdürülebilir Çevre ve Afet Yönetimi İlişkisi

Sürdürülebilir çevre yönetimi ile afet yönetimi birbirleriyle doğrudan bağlantılıdır. Çevresel bozulma, afet risklerini artırırken; etkili çevre yönetimi, doğal afetlerin etkilerini azaltmada önemli bir araçtır.

Ormanların Koruyucu Rolü: Ormanlar, sel, heyelan ve çığ gibi afetlere karşı doğal bir koruma kalkanı görevi görür. Ağaç kökleri toprağı tutarak erozyonu ve heyelanı önlerken, orman örtüsü yağış sularının hızla akmasını engelleyerek sel riskini azaltır. Bu nedenle ormansızlaşma, afet risklerini doğrudan artıran bir faktördür.

Sulak Alanların Önemi: Sulak alanlar, doğal sünger işlevi görerek taşkın sularını emebilir ve yavaşlatabilir. Sulak alanların kurutulması veya tahrip edilmesi, sel ve taşkın riskini artırmaktadır. Bu nedenle sulak alanların korunması, afet risk azaltma stratejilerinin önemli bir bileşenidir.

İklim Değişikliği ve Afetler: Küresel iklim değişikliği, meteorolojik kökenli afetlerin sıklığını ve şiddetini artırmaktadır. Daha sık ve şiddetli fırtınalar, uzun süreli kuraklıklar, ani sel olayları ve orman yangınları iklim değişikliğinin afetler üzerindeki etkilerinin somut göstergeleridir. Bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadele, aynı zamanda afet risklerini azaltma anlamına gelmektedir.

Doğa Temelli Çözümler: Modern afet yönetimi anlayışında doğa temelli çözümler giderek önem kazanmaktadır. Mangrov ormanlarının korunması tsunami ve fırtına dalgalarına karşı doğal bariyer oluşturur. Yeşil altyapı uygulamaları kentsel sel riskini azaltır. Ağaçlandırma çalışmaları erozyon ve heyelan riskini düşürür. Bu yaklaşımlar hem çevre koruma hem de afet risk azaltma hedeflerine aynı anda hizmet eder.

8. Uluslararası İş Birliği ve Kuruluşlar

Afetlerle mücadele, uluslararası iş birliği gerektiren küresel bir konudur. Afetler sınır tanımaz ve bir ülkedeki felaket komşu ülkeleri de doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle uluslararası düzeyde çeşitli mekanizmalar ve kuruluşlar oluşturulmuştur.

Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi (UNDRR): Afet risklerini azaltma konusunda küresel koordinasyonu sağlayan temel BM kuruluşudur. Sendai Çerçevesi (2015-2030) adlı uluslararası anlaşma, afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel hedefleri belirlemektedir.

Kızılay ve Kızılhaç: Dünya genelinde afet müdahale ve insani yardım çalışmalarında en aktif kuruluşlar arasında yer alır. Türk Kızılayı da ulusal ve uluslararası düzeyde afet müdahale çalışmalarında etkin rol oynamaktadır.

Hyogo ve Sendai Çerçeveleri: 2005 yılında kabul edilen Hyogo Çerçeve Eylem Planı ve onun devamı niteliğindeki 2015 tarihli Sendai Çerçevesi, afet risklerinin azaltılmasına yönelik uluslararası stratejik belgelerin temelini oluşturur. Bu çerçeveler, ülkelerin afet yönetim kapasitelerini güçlendirmeleri için yol haritası sunmaktadır.

9. Toplum Temelli Afet Yönetimi

Modern afet yönetiminde toplum katılımı vazgeçilmez bir unsurdur. Sadece kurumsal kapasiteyle sınırlı kalan afet yönetimi yetersiz kalır; toplumun her bireyinin afet bilincine sahip olması gerekir.

Afet Eğitimi: Okullarda afet eğitiminin müfredata dâhil edilmesi, çocukların küçük yaşlardan itibaren afet bilinci kazanmasını sağlar. Deprem tatbikatları, tahliye planları ve ilk yardım eğitimleri bu eğitimin temel bileşenleridir.

Gönüllülük: Afet müdahalesinde gönüllü ekiplerin rolü büyüktür. AFAD gönüllülük sistemi, vatandaşların afet müdahalesine aktif katılımını sağlayan bir mekanizmadır. Arama-kurtarma, lojistik destek ve psikososyal destek alanlarında gönüllüler kritik görevler üstlenir.

Afet Çantası Hazırlığı: Her hanenin, olası bir afet durumunda ilk 72 saat boyunca ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir afet çantası bulundurması önerilmektedir. Bu çanta; su, kuru gıda, ilk yardım malzemesi, el feneri, pil, düdük, önemli belgelerin kopyaları ve nakit para gibi temel malzemeleri içermelidir.

10. Afetlerle Mücadelede Dikkat Edilmesi Gereken İlkeler

Etkili bir afet yönetimi için bazı temel ilkelerin gözetilmesi gerekir. Bu ilkeler, tüm afet yönetim süreçlerinin temelini oluşturur ve başarılı mücadelenin anahtarıdır.

Bütünleşik yaklaşım: Afet yönetimi; sadece bir kurumun değil, tüm kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak sorumluluğudur. Koordineli ve bütünleşik bir yaklaşım, kaynakların etkin kullanılmasını ve müdahalenin hızlı gerçekleşmesini sağlar.

Bilimsellik: Afet yönetimi kararları bilimsel verilere ve analizlere dayanmalıdır. Risk değerlendirmeleri, erken uyarı sistemleri ve yapı standartları bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre belirlenmelidir.

Süreklilik: Afetlerle mücadele sürekli bir süreçtir. Afet yaşanmayan dönemlerde de hazırlık ve risk azaltma çalışmalarına devam edilmelidir. Toplumun afet bilinci sürekli canlı tutulmalıdır.

Kapsayıcılık: Afet yönetimi politikaları, toplumun tüm kesimlerini kapsamalıdır. Engelli bireyler, yaşlılar, çocuklar ve dezavantajlı gruplar özel olarak gözetilmelidir.

11. Sonuç ve Değerlendirme

10. Sınıf Coğrafya Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri konusu, afetlerin kaçınılmaz doğa olayları olduğunu ancak etkilerinin azaltılabileceğini ortaya koymaktadır. Japonya'nın deprem hazırlığı, Hollanda'nın sel yönetimi, Bangladeş'in siklon erken uyarı sistemi ve diğer başarılı uygulamalar, planlı ve sistematik bir yaklaşımla afetlerin yıkıcı etkilerinin büyük ölçüde azaltılabileceğini kanıtlamaktadır.

Türkiye de afetlerle mücadele konusunda önemli adımlar atmış, kurumsal kapasitesini güçlendirmiştir. Ancak yapılması gereken daha çok iş vardır. Yapı stokunun iyileştirilmesi, toplumun afet bilincinin artırılması, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesi bu yolda atılması gereken önemli adımlardır.

Afetlerle mücadele, sadece devletin değil her bireyin sorumluluğundadır. Bilinçli bireyler, hazırlıklı aileler ve dirençli topluluklar, afetlerin yıkıcı etkilerini en aza indirmenin en etkili yoludur. Sürdürülebilir bir gelecek için doğa ile uyumlu yaşamayı öğrenmek ve afetlere karşı her an hazırlıklı olmak hepimizin ortak görevidir.

Örnek Sorular

10. Sınıf Coğrafya – Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri Çözümlü Sorular

Aşağıda 10. Sınıf Coğrafya Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri konusuna ait 10 adet çözümlü soru yer almaktadır. İlk 6 soru çoktan seçmeli, son 4 soru açık uçludur.

Soru 1 (Çoktan Seçmeli)

Afet yönetim döngüsünün "zarar azaltma" aşamasına aşağıdakilerden hangisi örnek gösterilebilir?

  • A) Deprem sonrası arama-kurtarma çalışması yapılması
  • B) Afet çantası hazırlanması
  • C) Dere yataklarında yapılaşmanın yasaklanması
  • D) Geçici barınma alanlarının kurulması
  • E) Afetzedelere psikolojik destek verilmesi

Cevap: C

Çözüm: Zarar azaltma aşaması, afet meydana gelmeden önce riskleri azaltmaya yönelik uzun vadeli çalışmaları kapsar. Dere yataklarında yapılaşmanın yasaklanması, sel ve taşkın riskini azaltmaya yönelik yapısal bir önlemdir ve zarar azaltma aşamasına örnek teşkil eder. A ve D seçenekleri müdahale aşamasına, B seçeneği hazırlık aşamasına, E seçeneği ise iyileştirme aşamasına aittir.

Soru 2 (Çoktan Seçmeli)

Hollanda'nın Delta Projesi aşağıdaki afet türlerinden hangisine karşı geliştirilmiştir?

  • A) Deprem
  • B) Sel ve taşkın
  • C) Tsunami
  • D) Heyelan
  • E) Volkanik patlama

Cevap: B

Çözüm: Hollanda, topraklarının büyük bölümünün deniz seviyesinin altında olması nedeniyle sel ve taşkın riski yüksek bir ülkedir. 1953 yılındaki büyük sel felaketinin ardından başlatılan Delta Projesi, devasa setler, barajlar ve fırtına kapakları sistemiyle deniz sularına karşı koruma sağlamaktadır. Proje, sel ve taşkın yönetimi alanında dünyanın en başarılı örneklerinden biridir.

Soru 3 (Çoktan Seçmeli)

Aşağıdakilerden hangisi Japonya'nın depremle mücadele stratejileri arasında yer almaz?

  • A) Sismik izolatör sistemlerinin binalarda kullanılması
  • B) Okullarda düzenli deprem tatbikatları yapılması
  • C) Tsunami erken uyarı sistemlerinin kurulması
  • D) Mangrov ormanlarının sel bariyeri olarak kullanılması
  • E) Sıkı deprem yönetmeliklerinin uygulanması

Cevap: D

Çözüm: Mangrov ormanlarının sel ve tsunami bariyeri olarak kullanılması daha çok tropikal kıyı bölgelerine özgü bir uygulamadır ve Japonya'nın temel deprem mücadele stratejileri arasında yer almaz. Diğer seçeneklerin tamamı Japonya'nın deprem ve tsunami ile mücadele kapsamında uyguladığı stratejilerdir.

Soru 4 (Çoktan Seçmeli)

Türkiye'de afet yönetiminin koordinasyonundan sorumlu temel kurum aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Meteoroloji Genel Müdürlüğü
  • B) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
  • C) AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı)
  • D) Türk Kızılayı
  • E) Sağlık Bakanlığı

Cevap: C

Çözüm: AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı), 2009 yılında kurulan ve Türkiye'de afet yönetiminin tüm aşamalarını koordine eden temel kurumdur. Afet öncesi hazırlık, afet sırası müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarını tek çatı altında yürütür. Diğer kurumlar da afet yönetiminde rol üstlenmekle birlikte koordinasyon görevi AFAD'a aittir.

Soru 5 (Çoktan Seçmeli)

Bangladeş'in siklon erken uyarı sisteminin başarısında aşağıdakilerden hangisi en belirleyici rol oynamıştır?

  • A) Ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyinin yüksek olması
  • B) Gönüllü uyarı ekipleri ve kıyı sığınaklarının yaygınlaştırılması
  • C) Siklonların sıklığının azalması
  • D) Nüfusun kıyılardan iç bölgelere göç etmesi
  • E) Uluslararası askeri desteğin sürekli sağlanması

Cevap: B

Çözüm: Bangladeş, ekonomik açıdan gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen siklon hazırlığında büyük başarı elde etmiştir. Bu başarının temelinde gönüllü uyarı ekiplerinin oluşturulması ve kıyı bölgelerinde binlerce siklon sığınağının inşa edilmesi yatmaktadır. Toplum temelli bu yaklaşım, can kayıplarını dramatik biçimde azaltmıştır.

Soru 6 (Çoktan Seçmeli)

Aşağıdakilerden hangisi afetlerle mücadelede teknolojinin kullanımına örnek gösterilemez?

  • A) Uydu görüntüleriyle hasar tespiti yapılması
  • B) CBS ile afet risk haritalarının oluşturulması
  • C) Dronelarla arama-kurtarma çalışmalarının desteklenmesi
  • D) Yapay zekâ ile afet tahmin modellerinin geliştirilmesi
  • E) Afet bölgelerinde geleneksel tarım yöntemlerinin uygulanması

Cevap: E

Çözüm: Geleneksel tarım yöntemlerinin uygulanması, teknoloji kullanımına değil geleneksel yöntemlere dayalı bir faaliyettir ve doğrudan afetlerle mücadelede teknolojinin kullanımına örnek gösterilemez. Diğer seçeneklerdeki uydu, CBS, drone ve yapay zekâ uygulamaları ise afet yönetiminde kullanılan modern teknolojik araçlardır.

Soru 7 (Açık Uçlu)

Afet yönetim döngüsünün dört aşamasını yazarak her birini birer cümleyle açıklayınız.

Cevap:

1. Zarar Azaltma: Olası afetlerin etkilerini en aza indirmek için risk haritaları hazırlama, imar düzenlemeleri yapma ve yapı standartlarını belirleme gibi uzun vadeli çalışmaları kapsar.

2. Hazırlık: Toplumun ve kurumların olası bir afete hazır olmasını sağlamak amacıyla tatbikatlar düzenleme, acil durum planları hazırlama ve afet çantası bulundurma gibi faaliyetleri içerir.

3. Müdahale: Afet meydana geldikten hemen sonra arama-kurtarma, ilk yardım, tahliye ve temel ihtiyaçların karşılanması gibi acil faaliyetlerin yürütüldüğü aşamadır.

4. İyileştirme: Afet sonrası normal yaşama dönüş için hasar tespiti, kalıcı konut inşası, altyapı onarımı ve psikolojik destek hizmetlerini kapsayan rehabilitasyon sürecidir.

Soru 8 (Açık Uçlu)

Japonya ve Hollanda'nın afetlerle mücadele stratejilerini karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını açıklayınız.

Cevap:

Benzerlikler: Her iki ülke de afetlerle mücadelede bilimsel ve teknolojik yaklaşımı ön plana çıkarmıştır. Her ikisi de büyük afet deneyimlerinden ders çıkararak kapsamlı koruma sistemleri geliştirmiştir. Toplumun afet bilincinin yüksek tutulması her iki ülkede de önemsenmektedir.

Farklılıklar: Japonya ağırlıklı olarak deprem ve tsunami riskine karşı mücadele ederken, Hollanda sel ve taşkın riskine odaklanmıştır. Japonya'da sismik izolatör ve enerji sönümleyici gibi yapısal çözümler öne çıkarken, Hollanda'da setler, barajlar ve fırtına kapakları gibi hidrolik mühendislik çözümleri ağırlık taşır. Japonya'nın mücadelesi jeolojik kökenli afetlere, Hollanda'nınki ise klimatolojik ve coğrafi koşullara dayalıdır.

Soru 9 (Açık Uçlu)

Sürdürülebilir çevre yönetiminin afet risklerini azaltmadaki rolünü, en az üç somut örnekle açıklayınız.

Cevap:

Sürdürülebilir çevre yönetimi, doğal sistemlerin koruyucu işlevlerini sürdürmesini sağlayarak afet risklerini doğrudan azaltır.

Birincisi, ormanların korunması; ağaç kökleri toprağı tutarak heyelan riskini azaltır, orman örtüsü yağış sularının hızla akmasını engelleyerek sel baskınlarını önler.

İkincisi, sulak alanların korunması; sulak alanlar doğal sünger işlevi görerek taşkın sularını emer ve yavaşlatır; kurutulmaları sel riskini artırır.

Üçüncüsü, mangrov ormanlarının korunması; tropikal kıyılarda mangrovlar, fırtına dalgaları ve tsunamilere karşı doğal bariyer oluşturarak kıyı yerleşimlerini korur.

Dördüncüsü, iklim değişikliğiyle mücadele; sera gazı emisyonlarının azaltılması, meteorolojik kökenli afetlerin sıklığını ve şiddetini azaltarak toplumların afetlere karşı dayanıklılığını artırır.

Soru 10 (Açık Uçlu)

Türkiye'de afetlerle mücadele konusunda atılması gereken adımları öncelik sırasına göre sıralayarak gerekçeleriyle birlikte yazınız.

Cevap:

Türkiye'de afetlerle mücadele konusunda atılması gereken adımlar şu şekilde sıralanabilir:

1. Yapı stokunun iyileştirilmesi: Türkiye'de mevcut binaların önemli bir kısmı güncel deprem yönetmeliklerine uygun değildir. Kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması ve riskli yapıların öncelikli olarak güçlendirilmesi veya yenilenmesi en acil ihtiyaçtır.

2. Afet bilincinin artırılması: Toplumun tüm kesimlerinde afet farkındalığının artırılması gerekmektedir. Okullarda afet eğitiminin güçlendirilmesi, düzenli tatbikatlar yapılması ve medya aracılığıyla bilinçlendirme kampanyaları yürütülmesi önemlidir.

3. Erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi: Deprem, sel, heyelan ve orman yangınları için erken uyarı sistemlerinin teknolojik altyapısı güçlendirilmeli ve kapsamı genişletilmelidir.

4. Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi: AFAD ve diğer ilgili kurumların teknik ve insan kaynakları kapasitesinin artırılması, yerel düzeyde afet yönetim birimlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

5. Uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesi: Başarılı ülke uygulamalarından ders alınması, ortak araştırma projelerinin yürütülmesi ve bölgesel afet müdahale ağlarının güçlendirilmesi önemlidir.

Sınav

10. Sınıf Coğrafya – Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri Sınavı

Aşağıdaki sınav, 10. Sınıf Coğrafya Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri konusunu kapsamaktadır. Toplam 20 çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Her soru 5 puandır.

Soru 1

Bir doğa olayının afet olarak nitelendirilmesi için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi gerekir?

  • A) Olayın büyük şiddetle meydana gelmesi
  • B) Olayın insan yaşamını ve faaliyetlerini olumsuz etkilemesi
  • C) Olayın uzun süre devam etmesi
  • D) Olayın birden fazla ülkeyi etkilemesi
  • E) Olayın yalnızca doğal nedenlerle oluşması

Soru 2

Afet yönetim döngüsünde "acil durum planlarının hazırlanması ve tatbikat yapılması" hangi aşamaya aittir?

  • A) Zarar azaltma
  • B) Hazırlık
  • C) Müdahale
  • D) İyileştirme
  • E) Rehabilitasyon

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Japonya'nın depremlerle mücadele kapsamında uyguladığı yöntemlerden biri değildir?

  • A) Sismik izolatör kullanımı
  • B) Okullarda düzenli tatbikat yapılması
  • C) Delta Projesi ile set yapımı
  • D) Tsunami erken uyarı sistemleri
  • E) Sıkı yapı yönetmelikleri

Soru 4

Hollanda'nın Delta Projesi'nin başlatılmasına yol açan olay aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) 1999 Marmara Depremi
  • B) 2004 Hint Okyanusu Tsunamisi
  • C) 1953 Kuzey Denizi sel felaketi
  • D) 1970 Bhola Siklonu
  • E) 2011 Tohoku Depremi

Soru 5

Aşağıdaki ülke-afet eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

  • A) Japonya – Deprem ve tsunami
  • B) Hollanda – Sel ve taşkın
  • C) Bangladeş – Siklon
  • D) İsviçre – Çığ
  • E) Küba – Volkanik patlama

Soru 6

AFAD'ın kuruluş yılı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) 1999
  • B) 2005
  • C) 2009
  • D) 2011
  • E) 2015

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi afet yönetiminde CBS'nin (Coğrafi Bilgi Sistemleri) kullanım alanlarından biri değildir?

  • A) Afet risk haritalarının oluşturulması
  • B) Acil durum kaynak yönetimi
  • C) Bina deprem yalıtımının yapılması
  • D) Hasar tespit analizleri
  • E) Tahliye güzergâhlarının planlanması

Soru 8

Bangladeş'te 1970 Bhola Siklonu sonrasında geliştirilen afet hazırlık sisteminin en önemli bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Nükleer enerji santrallerinin kapatılması
  • B) Kıyı bölgelerinde siklon sığınaklarının inşa edilmesi
  • C) Ülkenin tüm kıyılarının beton setlerle çevrilmesi
  • D) Kıyı nüfusunun tamamen iç bölgelere taşınması
  • E) Deniz ulaşımının yasaklanması

Soru 9

Sendai Çerçevesi (2015-2030) hangi alanda uluslararası hedefler belirlemektedir?

  • A) İklim değişikliğiyle mücadele
  • B) Afet risklerinin azaltılması
  • C) Biyolojik çeşitliliğin korunması
  • D) Ozon tabakasının korunması
  • E) Nükleer silahsızlanma

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi "doğa temelli çözümler" kapsamında değerlendirilebilir?

  • A) Beton baraj inşası
  • B) Nükleer enerji santrali yapımı
  • C) Mangrov ormanlarının korunması
  • D) Yeraltı sığınağı yapımı
  • E) Çelik yapı sistemlerinin kullanılması

Soru 11

1999 Marmara Depremi sonrasında Türkiye'de uygulamaya konulan zorunlu sigorta sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) AFAD sigortası
  • B) DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu)
  • C) KASKO
  • D) Trafik sigortası
  • E) Sağlık sigortası

Soru 12

Afetlerle mücadelede aşağıdaki teknolojilerden hangisi afet sonrası hasar tespitinde en yaygın olarak kullanılmaktadır?

  • A) 3D yazıcı
  • B) Sanal gerçeklik gözlüğü
  • C) İnsansız hava aracı (drone)
  • D) Hologram teknolojisi
  • E) Artırılmış gerçeklik uygulaması

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi afet yönetim döngüsünün "iyileştirme" aşamasına ait bir faaliyettir?

  • A) Risk haritalarının hazırlanması
  • B) Tatbikat yapılması
  • C) Arama-kurtarma çalışması yürütülmesi
  • D) Kalıcı konutların inşa edilmesi
  • E) Afet çantası hazırlanması

Soru 14

Ormanların afetlerle mücadeledeki koruyucu rolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A) Ağaç kökleri toprağı tutarak heyelanı önler.
  • B) Orman örtüsü yağış sularının hızla akmasını engelleyerek sel riskini azaltır.
  • C) Ormanlar deprem dalgalarını absorbe ederek yıkımı azaltır.
  • D) Koruma ormanları çığ riskini düşürür.
  • E) Ormansızlaşma erozyon riskini artırır.

Soru 15

Küba'nın kasırga hazırlık modelinin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Yüksek teknolojili radar sistemleri kullanması
  • B) Toplumun her kesimine ulaşan sivil savunma ağı oluşturması
  • C) Kasırga mevsiminde tüm ekonomik faaliyetleri durdurması
  • D) Ada çevresine beton duvarlar inşa etmesi
  • E) Nüfusun kasırga mevsiminde başka ülkelere gönderilmesi

Soru 16

Şili'nin 2010 yılında 8.8 büyüklüğündeki depremde can kayıplarını nispeten düşük tutabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Depremin gece saatlerinde yaşanması
  • B) Nüfus yoğunluğunun az olması
  • C) Sıkı yapı yönetmeliklerinin uygulanması
  • D) Depremin deniz üzerinde gerçekleşmesi
  • E) Halkın tamamen tahliye edilmiş olması

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi afet yönetiminde "bütünleşik yaklaşım" ilkesini doğru tanımlar?

  • A) Yalnızca merkezi hükûmetin sorumluluk üstlenmesi
  • B) Tüm paydaşların koordineli biçimde çalışması
  • C) Sadece afet sırasında müdahale edilmesi
  • D) Her afet türü için ayrı kurumlar oluşturulması
  • E) Uluslararası kuruluşlara tam yetki devredilmesi

Soru 18

Sulak alanların kurutulmasının afet riski açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Deprem riskinin artması
  • B) Volkanik aktivitenin tetiklenmesi
  • C) Sel ve taşkın riskinin artması
  • D) Çığ tehlikesinin yükselmesi
  • E) Tsunami riskinin artması

Soru 19

Afet çantasında bulunması gereken temel malzemeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A) Su ve kuru gıda
  • B) İlk yardım malzemesi
  • C) Dizüstü bilgisayar
  • D) El feneri ve yedek pil
  • E) Düdük ve önemli belgelerin kopyası

Soru 20

İklim değişikliğinin afetler üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A) İklim değişikliği yalnızca kuraklık riskini artırır.
  • B) İklim değişikliği meteorolojik kökenli afetlerin sıklığını ve şiddetini artırır.
  • C) İklim değişikliği deprem riskini doğrudan etkiler.
  • D) İklim değişikliğinin afetlerle herhangi bir ilişkisi yoktur.
  • E) İklim değişikliği yalnızca kutup bölgelerindeki afetleri etkiler.

Cevap Anahtarı

1. B | 2. B | 3. C | 4. C | 5. E | 6. C | 7. C | 8. B | 9. B | 10. C | 11. B | 12. C | 13. D | 14. C | 15. B | 16. C | 17. B | 18. C | 19. C | 20. B

Çalışma Kağıdı

10. SINIF COĞRAFYA – ÇALIŞMA KÂĞIDI

Ünite: Afetler ve Sürdürülebilir Çevre

Konu: Afetlerle Mücadele ve İyi Uygulama Örnekleri

Ad Soyad: ____________________________    Sınıf/No: __________    Tarih: __________

---

ETKİNLİK 1 – Kavram Eşleştirme

Yönerge: Aşağıda A sütununda kavramlar, B sütununda açıklamalar verilmiştir. Her kavramı uygun açıklama ile eşleştiriniz.

A Sütunu (Kavramlar):

  • 1. Zarar Azaltma
  • 2. Hazırlık
  • 3. Müdahale
  • 4. İyileştirme
  • 5. AFAD
  • 6. Delta Projesi
  • 7. Sendai Çerçevesi
  • 8. DASK

B Sütunu (Açıklamalar):

  • a) Afet sonrası normal yaşama dönüş sürecini kapsayan aşama
  • b) Türkiye'de afet yönetimini koordine eden başkanlık
  • c) Hollanda'nın sel koruma projesi
  • d) Olası afet etkilerini en aza indirmeye yönelik uzun vadeli çalışmalar
  • e) Afet risklerinin azaltılmasına yönelik uluslararası çerçeve (2015-2030)
  • f) Afet anında yürütülen arama-kurtarma ve acil yardım faaliyetleri
  • g) Zorunlu deprem sigortası
  • h) Tatbikat, eğitim ve acil durum planı hazırlama çalışmaları

Cevaplarınız: 1-(   )   2-(   )   3-(   )   4-(   )   5-(   )   6-(   )   7-(   )   8-(   )

---

ETKİNLİK 2 – Boşluk Doldurma

Yönerge: Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları kutucuktaki kelimelerle doldurunuz.

Japonya  |  Bangladeş  |  Küba  |  İsviçre  |  Şili  |  CBS  |  drone  |  mangrov  |  siklon  |  sismik izolatör

1. __________________, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alması nedeniyle deprem ve tsunami riskinin en yüksek olduğu ülkelerden biridir.

2. __________________ ormanları, tropikal kıyılarda fırtına dalgalarına ve tsunamilere karşı doğal bariyer görevi görür.

3. __________________ sığınakları, Bangladeş'in kıyı bölgelerinde can kayıplarını azaltmada kritik rol oynamıştır.

4. __________________, kasırga hazırlığı konusunda sınırlı kaynaklara rağmen dünya çapında örnek gösterilen bir sivil savunma sistemine sahiptir.

5. __________________ teknolojisi, afet sonrası ulaşılması güç bölgelerde hasar tespiti ve arama-kurtarma çalışmalarında kullanılır.

6. __________________, farklı veri katmanlarının bir arada analiz edilerek afet risk haritalarının oluşturulmasını sağlayan bir teknolojidir.

7. __________________ sistemleri, Japonya'da binaların deprem dalgalarını absorbe etmesini sağlar.

8. __________________, 2010 yılındaki 8.8 büyüklüğündeki depremde sıkı yapı yönetmelikleri sayesinde can kayıplarını düşük tutmuştur.

9. __________________, çığ araştırma enstitüsü (SLF) ile çığ riskine karşı mücadelede öncü ülkedir.

10. __________________, siklon erken uyarı sistemi ve gönüllü ağlarla afet hazırlığını güçlendirmiştir.

---

ETKİNLİK 3 – Doğru-Yanlış

Yönerge: Aşağıdaki ifadelerin doğru olanlarının başına (D), yanlış olanlarının başına (Y) yazınız.

(   ) 1. Bir doğa olayının afet olarak nitelendirilebilmesi için insanları etkilemesi gerekir.

(   ) 2. Hollanda'nın Delta Projesi depreme karşı geliştirilmiştir.

(   ) 3. AFAD, 2009 yılında kurulmuştur.

(   ) 4. Afet yönetim döngüsünün ilk aşaması müdahaledir.

(   ) 5. İklim değişikliği meteorolojik afetlerin sıklığını artırmaktadır.

(   ) 6. Sulak alanlar doğal sünger işlevi görerek sel riskini azaltır.

(   ) 7. Sendai Çerçevesi 2050 yılına kadar geçerli bir uluslararası anlaşmadır.

(   ) 8. Kentsel dönüşüm projeleri Türkiye'de afet riskini azaltmaya yönelik uygulamalardandır.

---

ETKİNLİK 4 – Tablo Tamamlama: Ülke Uygulamaları

Yönerge: Aşağıdaki tabloyu ders notlarınızdan yararlanarak doldurunuz.

Ülke Başlıca Afet Riski Uygulanan Mücadele Yöntemi Önemli Olay / Proje
Japonya      
Hollanda      
Bangladeş      
Küba      
Şili      
İsviçre      

---

ETKİNLİK 5 – Kısa Cevaplı Sorular

Yönerge: Aşağıdaki soruları kısa ve öz biçimde cevaplayınız.

1. Afet yönetim döngüsünün dört aşamasını sıralayınız.

Cevap: _______________________________________________________________

2. DASK ne anlama gelir ve hangi olay sonrasında uygulamaya konulmuştur?

Cevap: _______________________________________________________________

3. Doğa temelli çözümlere iki örnek veriniz.

Cevap: _______________________________________________________________

4. Erken uyarı sistemlerinin afetlerle mücadeledeki önemini bir cümleyle açıklayınız.

Cevap: _______________________________________________________________

5. Toplum temelli afet yönetiminin ne anlama geldiğini kısaca yazınız.

Cevap: _______________________________________________________________

---

ETKİNLİK 6 – Analiz ve Yorum

Yönerge: Aşağıdaki senaryoyu okuyunuz ve soruları cevaplayınız.

Senaryo: Akdeniz Bölgesi'nde yer alan bir kıyı şehrinde, son yıllarda ani ve şiddetli yağışlar sonucunda sel baskınları sıklaşmıştır. Şehrin altyapısı eski olup dere yatakları üzerine yapılaşma mevcuttur. Belediye, afetlerle mücadele planı hazırlamak istemektedir.

Soru 1: Bu şehrin sel riskinin artmasında hangi beşerî faktörler etkili olmuş olabilir? En az üç faktör yazınız.

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

Soru 2: Belediyeye sel riskini azaltmak için kısa ve uzun vadeli önerilerde bulununuz (her birinden en az ikişer öneri).

Kısa vadeli:

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

Uzun vadeli:

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

Soru 3: Bu senaryo için dünyadan hangi ülkenin uygulamasını model olarak önerirsiniz? Nedenini açıklayınız.

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

_______________________________________________________________________

---

ETKİNLİK 7 – Afet Çantası Tasarla

Yönerge: Olası bir afet durumunda ilk 72 saat boyunca ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir afet çantası hazırlayınız. Aşağıdaki tabloya en az 10 malzeme yazarak her birinin neden gerekli olduğunu kısaca açıklayınız.

Sıra Malzeme Neden Gerekli?
1  
2  
3  
4  
5  
6  
7  
8  
9  
10  

---

CEVAP ANAHTARI

Etkinlik 1 – Kavram Eşleştirme: 1-d, 2-h, 3-f, 4-a, 5-b, 6-c, 7-e, 8-g

Etkinlik 2 – Boşluk Doldurma: 1-Japonya, 2-Mangrov, 3-Siklon, 4-Küba, 5-Drone, 6-CBS, 7-Sismik izolatör, 8-Şili, 9-İsviçre, 10-Bangladeş

Etkinlik 3 – Doğru-Yanlış: 1-D, 2-Y, 3-D, 4-Y, 5-D, 6-D, 7-Y, 8-D

Sıkça Sorulan Sorular

10. Sınıf Coğrafya müfredatı 2025-2026 yılında kaç ünite?

2025-2026 müfredatına göre 10. sınıf coğrafya dersi birden fazla üniteden oluşmaktadır. Sayfadaki ünite listesinden güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.

10. sınıf afetlerle mücadele ve İyi uygulama Örnekleri konuları hangi dönemlerde işleniyor?

10. sınıf coğrafya dersi konuları 1. dönem ve 2. dönem olarak iki yarıyılda işlenmektedir. Her ünitenin tahmini süre bilgisi Millî Eğitim Bakanlığı'nın haftalık ders planlarında yer almaktadır.

10. sınıf coğrafya müfredatı ne zaman güncellendi?

Gösterilen içerik 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için güncellenmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmi sitesinde yayımlanan müfredat dokümanları esas alınmıştır.