Alışveriş diyalogları, fiyat sorma, karşılaştırma ve ürün tanıtımı.
Konu Anlatımı
10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri – Kapsamlı Konu Anlatımı
Bu yazımızda, MEB 10. sınıf İngilizce müfredatının Shopping ünitesinde yer alan Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusunu tüm detaylarıyla ele alacağız. Günlük hayatta alışveriş yaparken kullanılan İngilizce kalıpları, fiyat sorma ve söyleme ifadelerini, diyalog örneklerini ve pratik ipuçlarını bu rehberde bulabilirsiniz.
1. Shopping (Alışveriş) Konusuna Giriş
Alışveriş, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Bir mağazaya girdiğinizde, çevrim içi alışveriş yaptığınızda veya pazarda bir şeyler satın aldığınızda belirli kalıp ifadeler kullanılır. İngilizce konuşulan ülkelerde bu kalıpları bilmek, hem seyahat ederken hem de uluslararası iletişimde büyük kolaylık sağlar. 10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusu, öğrencilere bu temel iletişim becerilerini kazandırmayı hedefler.
Bu ünitede öğreneceğiniz temel beceriler şunlardır: bir ürünün fiyatını sorma, fiyat hakkında yorum yapma, pazarlık etme, ödeme yöntemlerini ifade etme, ürün özellikleri hakkında bilgi alma ve mağaza içi diyalogları yürütme.
2. Alışverişte Kullanılan Temel Kelimeler (Shopping Vocabulary)
Alışveriş konusunu anlamak için öncelikle temel kelimeleri öğrenmek gerekir. Aşağıda 10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusunda sıkça karşılaşacağınız kelimeleri ve anlamlarını bulabilirsiniz.
Customer – Müşteri: Bir mağazadan ürün veya hizmet satın alan kişidir. Örnek: "The customer asked for a refund." (Müşteri para iadesi istedi.)
Shop assistant / Sales clerk – Satış görevlisi: Mağazada müşterilere yardım eden personeldir. Örnek: "The shop assistant showed me the new collection." (Satış görevlisi bana yeni koleksiyonu gösterdi.)
Price – Fiyat: Bir ürün veya hizmetin karşılığında ödenen miktardır. Örnek: "What is the price of this jacket?" (Bu cekettin fiyatı nedir?)
Cost – Maliyet / Tutmak: Bir şeyin ne kadara mal olduğunu ifade eder. Örnek: "How much does it cost?" (Ne kadara mal oluyor?)
Discount – İndirim: Fiyattan yapılan kesinti anlamına gelir. Örnek: "There is a 20% discount on all shoes." (Tüm ayakkabılarda yüzde 20 indirim var.)
Sale – İndirim / Satış: Ürünlerin indirimli fiyatlarla satıldığı dönemdir. Örnek: "The summer sale starts next week." (Yaz indirimi gelecek hafta başlıyor.)
Receipt – Fiş / Makbuz: Satın alma işleminin kanıtı olan kağıttır. Örnek: "Can I have the receipt, please?" (Fişi alabilir miyim, lütfen?)
Refund – Para iadesi: Satın alınan ürünün iade edilmesi durumunda paranın geri verilmesidir. Örnek: "I would like a refund for this item." (Bu ürün için para iadesi istiyorum.)
Exchange – Değişim: Bir ürünü başka bir ürünle değiştirmektir. Örnek: "Can I exchange this shirt for a larger size?" (Bu gömleği daha büyük bir bedenle değiştirebilir miyim?)
Bargain – Pazarlık / Uygun fiyatlı ürün: Hem pazarlık etmek hem de iyi fiyatlı ürün anlamına gelir. Örnek: "This bag was a real bargain!" (Bu çanta gerçekten uygun fiyatlıydı!)
Cash – Nakit: Kağıt para ve madeni para ile ödeme yapmaktır. Örnek: "I will pay in cash." (Nakit ödeyeceğim.)
Credit card – Kredi kartı: Elektronik ödeme aracıdır. Örnek: "Do you accept credit cards?" (Kredi kartı kabul ediyor musunuz?)
Change – Para üstü: Ödenen miktardan artan paradır. Örnek: "Here is your change." (Buyurun, para üstünüz.)
Try on – Denemek (giysi): Bir kıyafeti satın almadan önce giymektir. Örnek: "Can I try on this dress?" (Bu elbiseyi deneyebilir miyim?)
Fitting room – Giyinme kabini: Kıyafetlerin denendiği özel alandır. Örnek: "The fitting rooms are over there." (Giyinme kabinleri orada.)
Size – Beden: Kıyafetin ölçüsüdür (S, M, L, XL vb.). Örnek: "What size do you wear?" (Hangi bedeni giyiyorsunuz?)
Brand – Marka: Ürünü tanımlayan ticari isimdir. Örnek: "Which brand do you prefer?" (Hangi markayı tercih edersiniz?)
Affordable – Uygun fiyatlı: Bütçeye uygun anlamına gelir. Örnek: "This shop has very affordable prices." (Bu mağazanın fiyatları çok uygun.)
Expensive – Pahalı: Fiyatı yüksek olan. Örnek: "This watch is too expensive for me." (Bu saat benim için çok pahalı.)
Cheap – Ucuz: Fiyatı düşük olan. Örnek: "I found a cheap but nice bag." (Ucuz ama güzel bir çanta buldum.)
3. Fiyat Sorma ve Söyleme İfadeleri (Asking and Telling the Price)
Alışverişin en temel adımlarından biri fiyat sormak ve cevap vermektir. 10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusunda bu kalıpları mutlaka öğrenmelisiniz.
3.1 Fiyat Sorma Kalıpları
How much is this / that? – Bu / Şu ne kadar? Bu en yaygın ve doğrudan fiyat sorma biçimidir. Tekil nesneler için kullanılır. Örnek: "How much is this T-shirt?" (Bu tişört ne kadar?)
How much are these / those? – Bunlar / Şunlar ne kadar? Çoğul nesneler için kullanılır. Örnek: "How much are these gloves?" (Bu eldivenler ne kadar?)
How much does it cost? – Ne kadara mal oluyor? Fiyat sormanın biraz daha resmi bir biçimidir. Örnek: "How much does this laptop cost?" (Bu dizüstü bilgisayar ne kadara mal oluyor?)
What is the price of…? – …'ın fiyatı nedir? Resmi ortamlarda tercih edilen bir kalıptır. Örnek: "What is the price of this sofa?" (Bu koltukun fiyatı nedir?)
How much do I owe you? – Size ne kadar borçluyum? Genellikle toplam tutarı öğrenmek için kullanılır. Örnek: "How much do I owe you for everything?" (Her şey için size ne kadar borçluyum?)
What does it come to? – Toplamda ne tutuyor? Birden fazla ürün alındığında toplam fiyat sormak için kullanılır. Örnek: "What does it all come to?" (Toplamda ne tutuyor?)
3.2 Fiyat Söyleme Kalıpları
It is … (lira / dollars / pounds). – … (lira / dolar / sterlin). En basit fiyat bildirme kalıbıdır. Örnek: "It is 50 dollars." (50 dolar.)
It costs … – … tutuyor. Fiyatı belirtmenin bir diğer yoludur. Örnek: "It costs 120 pounds." (120 sterlin tutuyor.)
The price is … – Fiyatı … Resmi bir şekilde fiyat bildirmek için kullanılır. Örnek: "The price is 75 euros." (Fiyatı 75 euro.)
That comes to … – Toplamda … tutuyor. Birden fazla ürünün toplamını bildirmek için kullanılır. Örnek: "That comes to 200 dollars in total." (Toplamda 200 dolar tutuyor.)
They are … each. – Tanesi … Birim fiyat bildirmek için kullanılır. Örnek: "They are 10 dollars each." (Tanesi 10 dolar.)
4. Alışveriş Diyaloglarında Kullanılan Kalıp İfadeler
Bir mağazada müşteri ile satış görevlisi arasında geçen diyaloglarda belirli kalıplar sıkça kullanılır. Bu kalıpları bilmek, doğal ve akıcı iletişim kurmanızı sağlar.
4.1 Satış Görevlisinin Kullandığı İfadeler
Can I help you? – Size yardımcı olabilir miyim? Müşteri mağazaya girdiğinde ilk sorulan sorudur.
What can I do for you? – Sizin için ne yapabilirim? Kibarca yardım teklif etme ifadesidir.
Are you looking for something specific? – Belirli bir şey mi arıyorsunuz? Müşterinin ne aradığını anlamak için sorulur.
What size are you looking for? – Hangi bedeni arıyorsunuz? Kıyafet alışverişinde sıkça sorulur.
Would you like to try it on? – Denemek ister misiniz? Kıyafet satışında kullanılır.
We have it in different colours. – Farklı renklerde mevcut. Renk seçeneklerini belirtmek için kullanılır.
It suits you very well. – Size çok yakışmış. Müşteriye iltifat etmek için kullanılır.
How would you like to pay? – Nasıl ödeme yapmak istersiniz? Ödeme yöntemini sormak için kullanılır.
Here is your receipt. – Buyurun, fişiniz. Satış tamamlandıktan sonra söylenir.
Thank you for shopping with us. – Bizi tercih ettiğiniz için teşekkürler. Veda cümlesidir.
4.2 Müşterinin Kullandığı İfadeler
I am just looking, thanks. – Sadece bakıyorum, teşekkürler. Henüz belirli bir ürün aramadığınızda kullanılır.
I am looking for… – … arıyorum. Belirli bir ürün aradığınızda söylenir. Örnek: "I am looking for a pair of jeans." (Bir kot pantolon arıyorum.)
Do you have this in a smaller / larger size? – Bunun daha küçük / büyük bedeni var mı? Beden değiştirmek istediğinizde sorulur.
Can I try this on? – Bunu deneyebilir miyim? Kıyafet denemek istediğinizde kullanılır.
Where are the fitting rooms? – Giyinme kabinleri nerede? Deneme kabinlerini bulmak için sorulur.
I will take it. – Alıyorum. Ürünü satın almaya karar verdiğinizde söylenir.
It is too expensive. Do you have anything cheaper? – Çok pahalı. Daha ucuz bir şeyiniz var mı? Fiyatın yüksek bulunduğunu belirtmek için kullanılır.
Is there a discount? – İndirim var mı? İndirim olup olmadığını sormak için kullanılır.
I will pay by credit card / in cash. – Kredi kartıyla / nakit ödeyeceğim. Ödeme yöntemini belirtmek için kullanılır.
Can I have a receipt, please? – Fiş alabilir miyim, lütfen? Fiş talep etmek için kullanılır.
I would like to return this. – Bunu iade etmek istiyorum. Ürün iadesi yapmak istediğinizde söylenir.
5. Örnek Alışveriş Diyalogları
Aşağıda 10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusuna uygun örnek diyaloglar verilmiştir. Bu diyalogları okuyarak kalıp ifadelerin kullanımını pekiştirebilirsiniz.
5.1 Diyalog 1 – Kıyafet Mağazasında
Shop Assistant: Good morning! Can I help you?
Customer: Good morning. I am looking for a winter jacket.
Shop Assistant: Sure. What size are you looking for?
Customer: I wear medium. Do you have any in blue?
Shop Assistant: Yes, we have this one. It is very popular this season.
Customer: It looks nice. How much is it?
Shop Assistant: It is 150 dollars. But we have a 20% discount this week.
Customer: So it is 120 dollars now?
Shop Assistant: That is right. Would you like to try it on?
Customer: Yes, please. Where are the fitting rooms?
Shop Assistant: They are on your left, just past the shoes section.
Customer: (Denedikten sonra) It fits perfectly. I will take it.
Shop Assistant: How would you like to pay?
Customer: I will pay by credit card.
Shop Assistant: Here is your receipt. Thank you for shopping with us!
Customer: Thank you. Have a nice day!
5.2 Diyalog 2 – Elektronik Mağazasında
Shop Assistant: Hello! What can I do for you?
Customer: Hi. I am looking for a pair of wireless headphones.
Shop Assistant: We have several models. Are you looking for something specific?
Customer: I want something with good sound quality but affordable.
Shop Assistant: I recommend this model. It costs 80 dollars and has excellent reviews.
Customer: That sounds reasonable. Is there any warranty?
Shop Assistant: Yes, it comes with a two-year warranty.
Customer: Great. I will take it. Can I pay in cash?
Shop Assistant: Of course. That will be 80 dollars, please.
Customer: Here you are. (100 dolar verir)
Shop Assistant: And here is your change – 20 dollars. Here is your receipt as well.
Customer: Thank you very much!
Shop Assistant: You are welcome. Enjoy your headphones!
5.3 Diyalog 3 – İade İşlemi
Customer: Excuse me, I would like to return this shirt.
Shop Assistant: Of course. Is there a problem with it?
Customer: Yes, it is too small. I bought the wrong size.
Shop Assistant: Do you have the receipt?
Customer: Yes, here it is.
Shop Assistant: Would you like to exchange it for a larger size or get a refund?
Customer: I would like to exchange it for a large, please.
Shop Assistant: No problem. Here is the large one. Is there anything else I can help you with?
Customer: No, that is all. Thank you!
6. Para Birimleri ve Fiyat Okuma
İngilizce'de fiyat ifade ederken para birimlerini doğru kullanmak önemlidir. İşte en yaygın para birimleri ve okunuşları:
Dollar ($) – Amerikan doları. $5.99 şeklinde yazılır ve "five dollars and ninety-nine cents" veya kısaca "five ninety-nine" olarak okunur.
Pound (£) – İngiliz sterlini. £10.50 şeklinde yazılır ve "ten pounds and fifty pence" veya "ten fifty" olarak okunur.
Euro (€) – Avrupa para birimi. €25.00 şeklinde yazılır ve "twenty-five euros" olarak okunur.
Lira (₺) – Türk lirası. ₺100 şeklinde yazılır ve "one hundred liras" veya "one hundred Turkish liras" olarak okunur.
Ondalıklı fiyatları okurken genellikle nokta "point" olarak okunmaz; bunun yerine ana birim ve alt birim ayrı söylenir. Örneğin $7.50 "seven dollars fifty" ya da "seven fifty" olarak okunur.
7. İndirim ve Kampanya İfadeleri
Alışveriş yaparken indirim ve kampanyalarla sıkça karşılaşırız. Bu ifadeleri bilmek, hem sınavlarda hem gerçek hayatta işinize yarayacaktır.
Buy one, get one free (BOGOF) – Bir alana bir bedava. Örnek: "All T-shirts are buy one, get one free this week."
50% off – Yüzde 50 indirim. Örnek: "Everything is 50% off during the clearance sale."
Half price – Yarı fiyatına. Örnek: "These shoes are half price today."
On sale – İndirimde. Örnek: "This laptop is on sale right now."
Clearance sale – Sezon sonu indirimi / tasfiye satışı. Örnek: "The clearance sale starts tomorrow."
Special offer – Özel teklif. Örnek: "There is a special offer on winter coats."
Save up to … – … kadar tasarruf edin. Örnek: "Save up to 40% on selected items."
Free shipping – Ücretsiz kargo. Örnek: "We offer free shipping on orders over $50."
8. Ödeme Yöntemleri (Payment Methods)
Alışverişte ödeme yöntemlerini bilmek de konunun önemli bir parçasıdır. İşte yaygın ödeme yöntemleri ve ilgili ifadeler:
Cash – Nakit ödeme. "I would like to pay in cash."
Credit card – Kredi kartı. "Do you accept credit cards?"
Debit card – Banka kartı. "Can I pay by debit card?"
Contactless payment – Temassız ödeme. "Do you accept contactless payment?"
Online payment – Çevrim içi ödeme. "You can make an online payment through our website."
Instalment – Taksit. "Can I pay in instalments?" (Taksitle ödeyebilir miyim?)
9. Karşılaştırma ve Tercih İfadeleri
Alışveriş yaparken ürünleri karşılaştırmak ve tercih belirtmek sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu ifadeler Comparative ve Superlative yapılarla doğrudan bağlantılıdır.
This one is cheaper than that one. – Bu, şundan daha ucuz.
This is the most expensive item in the shop. – Bu, mağazadaki en pahalı ürün.
I prefer the blue one to the red one. – Kırmızı yerine maviyi tercih ederim.
The leather bag is more durable than the fabric one. – Deri çanta kumaş olandan daha dayanıklı.
This is the best deal I have found. – Bulduğum en iyi fırsat bu.
I would rather buy the smaller one. – Daha küçük olanı almayı tercih ederim.
10. Çevrim İçi Alışveriş İfadeleri (Online Shopping)
Günümüzde çevrim içi alışveriş büyük önem kazanmıştır. Bu alanda kullanılan İngilizce ifadeleri de bilmeniz gerekir.
Add to cart – Sepete ekle. Bir ürünü satın alma sepetinize eklemektir.
Checkout – Ödeme sayfası. Satın alma işlemini tamamladığınız adımdır.
Delivery – Teslimat. Ürünün adresinize gönderilmesidir. Örnek: "The delivery takes 3–5 business days."
Out of stock – Stokta yok. Ürünün tükendiğini belirtir.
In stock – Stokta var. Ürünün mevcut olduğunu belirtir.
Order – Sipariş. "I placed an order yesterday." (Dün bir sipariş verdim.)
Track your order – Siparişinizi takip edin. Kargo durumunu izlemek için kullanılır.
Return policy – İade politikası. "What is your return policy?" (İade politikanız nedir?)
Customer review – Müşteri yorumu. Ürün hakkında diğer müşterilerin değerlendirmesidir.
Rating – Puanlama. Ürünün aldığı puan. Örnek: "This product has a 4.5-star rating."
11. Alışveriş Mekanları (Types of Shops)
Farklı ürünler farklı mağazalardan satın alınır. İşte yaygın mağaza türleri:
Supermarket – Süpermarket: Gıda ve günlük ihtiyaçların satıldığı büyük mağaza.
Department store – Çok katlı mağaza: Farklı bölümlerde çeşitli ürünlerin satıldığı büyük mağaza.
Boutique – Butik: Özel ve şık ürünlerin satıldığı küçük mağaza.
Shopping mall / Shopping centre – Alışveriş merkezi: Birçok mağazanın bir arada bulunduğu büyük yapı.
Market / Bazaar – Pazar: Açık havada çeşitli ürünlerin satıldığı yer.
Bookshop – Kitapçı. Bakery – Fırın. Butcher – Kasap. Pharmacy / Chemist – Eczane. Jewellery shop – Kuyumcu. Greengrocer – Manav.
12. Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusunda öğrencilerin sıkça yaptığı hatalar vardır. Bunlardan kaçınmak sınav başarınızı artırır.
Hata 1: "How much" yerine "How many" kullanmak. "How much" fiyat sormak için kullanılırken, "How many" sayılabilen nesnelerin adedini sormak için kullanılır. Doğru: "How much is this book?" Yanlış: "How many is this book?"
Hata 2: Tekil ve çoğul uyumsuzluğu. "How much is these?" yanlıştır. Doğrusu: "How much are these?"
Hata 3: "Cost" fiilini yanlış kullanmak. Doğru: "How much does it cost?" Yanlış: "How much does it costs?" (Üçüncü tekil şahıs eki "does" ile birlikte kullanıldığında fiile -s eklenmez.)
Hata 4: "Cheap" ve "inexpensive" arasındaki nüans. "Cheap" bazen kalitesiz anlamı taşıyabilirken, "inexpensive" veya "affordable" daha olumlu bir ifadedir.
Hata 5: Para birimlerini yanlış yere koymak. İngilizce'de para birimi sembolü sayının önüne yazılır: $50, £30, €20. Türkçe'de ise genelde sonra yazılır: 50 TL.
13. Gramer Yapıları: Alışveriş Bağlamında Kullanılan Yapılar
Alışveriş konusu birçok gramer yapısıyla iç içedir. İşte en sık kullanılanlar:
Would like (İstek belirtme): "I would like to buy a pair of shoes." – Bir çift ayakkabı almak istiyorum. "Would like" kibarca istek belirtmek için kullanılır ve alışveriş diyaloglarında çok yaygındır.
Comparative / Superlative (Karşılaştırma): "This bag is bigger than that one." – Bu çanta şundan daha büyük. "This is the cheapest option." – En ucuz seçenek bu.
Modals (Kibar istekler): "Can I try this on?" – Bunu deneyebilir miyim? "Could you show me another one?" – Bana bir tane daha gösterir misiniz?
Present Simple (Genel ifadeler): "This shop opens at 9 a.m." – Bu mağaza sabah 9'da açılır. "They sell organic products." – Organik ürünler satıyorlar.
Too / Enough: "This jacket is too expensive." – Bu ceket çok pahalı. "I don't have enough money." – Yeterli param yok.
14. Pratik Yapma Önerileri
Bu konuyu daha iyi öğrenmek ve pekiştirmek için aşağıdaki önerileri uygulayabilirsiniz:
Arkadaşlarınızla alışveriş diyalogları canlandırın. Biri müşteri, diğeri satış görevlisi olsun ve yukarıdaki kalıpları kullanarak konuşma pratiği yapın. İngilizce alışveriş videolarını izleyin. YouTube gibi platformlarda "shopping dialogue in English" aratarak gerçek diyalogları dinleyebilirsiniz. Kelime kartları hazırlayın; bir yüzüne İngilizce kelimeyi, diğer yüzüne Türkçe anlamını yazın. Çevrim içi alışveriş sitelerini İngilizce olarak kullanmayı deneyin. Ürün açıklamalarını, yorumları ve fiyatları İngilizce okumak pratik yapmanızı sağlar.
15. Özet
10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusu, günlük hayatta en çok ihtiyaç duyulan iletişim becerilerinden birini kapsar. Bu konuda başarılı olmak için fiyat sorma ve söyleme kalıplarını, mağaza diyaloglarında kullanılan ifadeleri, para birimlerini, indirim ve kampanya terimlerini, ödeme yöntemlerini, çevrim içi alışveriş kelimelerini ve karşılaştırma yapılarını öğrenmelisiniz. Düzenli pratik yaparak ve örnek diyalogları tekrar ederek bu konuyu kolayca kavrayabilirsiniz. Unutmayın, dil öğrenmenin en etkili yolu onu kullanmaktır!
Örnek Sorular
10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri – Çözümlü Sorular
Aşağıda 10. Sınıf İngilizce Alışveriş ve Fiyat İfadeleri konusuna yönelik 10 adet çözümlü soru yer almaktadır. İlk 7 soru çoktan seçmeli, son 3 soru açık uçludur. Her sorunun ardından ayrıntılı çözümü verilmiştir.
Soru 1 (Çoktan Seçmeli)
Customer: How much _______ these sunglasses?
Shop Assistant: They are 45 dollars.
A) is
B) are
C) does
D) do
Çözüm: "These sunglasses" çoğul bir isimdir. Çoğul isimlerle "are" yardımcı fiili kullanılır. "How much are these sunglasses?" doğru cümledir. Cevap: B
Soru 2 (Çoktan Seçmeli)
Shop Assistant: Can I help you?
Customer: Yes, I _______ a white shirt.
A) am looking for
B) am looking at
C) look for
D) look after
Çözüm: Bir mağazada belirli bir ürün aradığınızı ifade etmek için "I am looking for…" kalıbı kullanılır. "Look at" bakmak, "look after" ise bakmak/ilgilenmek anlamına gelir ve bağlama uymaz. Cevap: A
Soru 3 (Çoktan Seçmeli)
The original price of the jacket was $200, but there is a 25% discount. What is the sale price?
A) $140
B) $150
C) $160
D) $175
Çözüm: 200 doların %25'i: 200 x 0.25 = 50 dolar. İndirimli fiyat: 200 – 50 = 150 dolar. Cevap: B
Soru 4 (Çoktan Seçmeli)
Customer: I would like to _______ this dress. It does not fit me well.
Shop Assistant: Sure. Do you have the receipt?
A) buy
B) try on
C) return
D) recommend
Çözüm: Müşteri ürünün uymadığını söylüyor ve satış görevlisi fiş istiyor. Bu bir iade işlemidir. "Return" iade etmek anlamına gelir. Cevap: C
Soru 5 (Çoktan Seçmeli)
Which of the following is the correct way to express the price "$9.99" in English?
A) Nine point ninety-nine dollars
B) Nine dollars and ninety-nine cents
C) Nine and ninety-nine dollars
D) Ninety-nine and nine dollars
Çözüm: İngilizce'de $9.99 "nine dollars and ninety-nine cents" olarak okunur. Para birimlerinde ondalık kısım "cents" (sent) olarak ifade edilir, "point" kullanılmaz. Cevap: B
Soru 6 (Çoktan Seçmeli)
_______ you like to pay in cash or by credit card?
A) Do
B) Are
C) Would
D) Have
Çözüm: Kibar bir soru sormak için "Would you like…?" kalıbı kullanılır. Bu kalıp alışveriş diyaloglarında ödeme yöntemi sorarken yaygındır. Cevap: C
Soru 7 (Çoktan Seçmeli)
Customer: This laptop is too expensive for me. Do you have anything _______?
Shop Assistant: Yes, we have a more affordable model over here.
A) cheap
B) cheaper
C) cheapest
D) the cheapest
Çözüm: Müşteri mevcut ürünün pahalı olduğunu söyleyerek daha ucuz bir alternatif istiyor. İki şeyi karşılaştırma söz konusu olduğunda "cheaper" (comparative form) kullanılır. Cevap: B
Soru 8 (Açık Uçlu)
Soru: Bir kıyafet mağazasına girdiğinizi düşünün. Satış görevlisi size "Can I help you?" diye soruyor. Bir kot pantolon aradığınızı, bedeninizin M olduğunu ve fiyatını öğrenmek istediğinizi belirten en az 3 cümlelik bir yanıt yazınız.
Çözüm (Örnek Yanıt): "Yes, please. I am looking for a pair of jeans. I wear medium size. Could you tell me how much they cost?" Bu yanıtta üç temel bilgi verilmiştir: ne arandığı ("a pair of jeans"), beden bilgisi ("medium size") ve fiyat sorma ("how much they cost"). Kibar bir dil kullanılmış ve alışveriş kalıpları doğru şekilde uygulanmıştır.
Soru 9 (Açık Uçlu)
Soru: "Buy one, get one free", "50% off" ve "clearance sale" ifadelerinin anlamlarını Türkçe olarak açıklayınız ve her biri için birer İngilizce örnek cümle yazınız.
Çözüm:
Buy one, get one free: Bir alana bir bedava demektir. Bir ürün satın aldığınızda aynı üründen bir tane daha ücretsiz olarak verilir. Örnek: "All shoes are buy one, get one free this weekend." (Bu hafta sonu tüm ayakkabılar bir alana bir bedava.)
50% off: Yüzde 50 indirim anlamına gelir. Ürünün fiyatı yarıya düşer. Örnek: "Winter jackets are 50% off until the end of the month." (Kışlık ceketler ay sonuna kadar yüzde 50 indirimli.)
Clearance sale: Sezon sonu indirimi veya tasfiye satışı demektir. Mağaza stok temizlemek için ürünleri çok düşük fiyatlarla satar. Örnek: "The clearance sale starts next Monday. Everything must go!" (Tasfiye satışı önümüzdeki pazartesi başlıyor. Her şey satılmalı!)
Soru 10 (Açık Uçlu)
Soru: Bir elektronik mağazasında müşteri ile satış görevlisi arasında geçen, en az 8 cümlelik bir diyalog yazınız. Diyalogda fiyat sorma, ödeme yöntemi ve para üstü ifadeleri yer almalıdır.
Çözüm (Örnek Diyalog):
Shop Assistant: Good afternoon! Can I help you?
Customer: Yes, I am looking for a portable speaker. How much is that black one on the shelf?
Shop Assistant: That one costs 60 dollars. It has very good sound quality.
Customer: That sounds good. I will take it.
Shop Assistant: How would you like to pay?
Customer: I will pay in cash. Here is 100 dollars.
Shop Assistant: Thank you. Here is your change – 40 dollars.
Customer: Can I have the receipt, please?
Shop Assistant: Of course. Here is your receipt. Thank you for shopping with us!
Customer: Thank you. Have a great day!
Bu diyalogda fiyat sorma ("How much is that black one?"), fiyat bildirme ("costs 60 dollars"), ödeme yöntemi ("pay in cash"), para üstü ("Here is your change – 40 dollars") ve fiş isteme ("Can I have the receipt?") ifadeleri başarıyla kullanılmıştır.
Çalışma Kağıdı
10. SINIF İNGİLİZCE ÇALIŞMA KAĞIDI
Ünite: Shopping | Konu: Alışveriş ve Fiyat İfadeleri
Ad Soyad: ____________________________ Sınıf / No: __________ Tarih: __________
Etkinlik 1 – Eşleştirme (Matching)
Yönerge: A sütunundaki İngilizce kelimeleri B sütunundaki Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz. Doğru eşleşmenin harfini boşluğa yazınız.
A Sütunu B Sütunu
1. Receipt ( ___ ) a) İndirim
2. Refund ( ___ ) b) Pazarlık / Uygun fiyat
3. Discount ( ___ ) c) Fiş / Makbuz
4. Bargain ( ___ ) d) Para üstü
5. Change ( ___ ) e) Para iadesi
6. Fitting room ( ___ ) f) Giyinme kabini
7. Customer ( ___ ) g) Marka
8. Brand ( ___ ) h) Müşteri
Etkinlik 2 – Boşluk Doldurma (Fill in the Blanks)
Yönerge: Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları kutudaki kelimelerle doldurunuz. Her kelime yalnızca bir kez kullanılır.
cash receipt try on expensive looking for change exchange costs
1. This bag ______________ 75 dollars.
2. Can I ______________ this dress before I buy it?
3. I am ______________ a pair of black shoes.
4. I will pay in ______________. Here is 100 dollars.
5. Here is your ______________ – 25 dollars.
6. Can I have the ______________, please? I might need to return it.
7. This watch is too ______________ for me. I cannot afford it.
8. I would like to ______________ this shirt for a different colour.
Etkinlik 3 – Diyalog Tamamlama (Complete the Dialogue)
Yönerge: Aşağıdaki alışveriş diyalogundaki boşlukları uygun ifadelerle tamamlayınız.
Shop Assistant: Good morning! (1) ____________________________________?
Customer: Yes, please. (2) ____________________________________ a winter coat.
Shop Assistant: Sure. What size are you?
Customer: I am a (3) ______________. Do you have anything in dark blue?
Shop Assistant: Yes, we have this one. It is very warm and stylish.
Customer: It looks great. (4) ____________________________________?
Shop Assistant: It is 120 pounds. But there is a 10% discount today.
Customer: So the price is (5) ______________ pounds now?
Shop Assistant: That is right. Would you like to (6) ______________?
Customer: Yes, please. (After trying it on) It fits perfectly. (7) ______________.
Shop Assistant: (8) ____________________________________?
Customer: I will pay by credit card.
Shop Assistant: Here is your receipt. Thank you for shopping with us!
Etkinlik 4 – Doğru / Yanlış (True / False)
Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz ve altındaki cümlelerin Doğru (T) veya Yanlış (F) olduğunu belirtiniz.
Metin: Sarah went to a department store last Saturday. She wanted to buy a dress for her friend's birthday party. She found a beautiful red dress. It cost £65. She asked the shop assistant if there was a discount. The shop assistant said there was a 20% discount on all dresses. Sarah was happy and bought the dress. She paid by credit card. The shop assistant gave her the receipt and a gift bag.
1. Sarah went shopping on Sunday. ( ___ )
2. She wanted to buy a dress for herself. ( ___ )
3. The original price of the dress was £65. ( ___ )
4. There was a 20% discount on all dresses. ( ___ )
5. Sarah paid the discounted price of £52. ( ___ )
6. She paid in cash. ( ___ )
Etkinlik 5 – Cümle Sıralama (Put in Order)
Yönerge: Aşağıdaki karışık cümleleri doğru sıraya koyarak anlamlı bir diyalog oluşturunuz. Cümlelerin yanına 1'den 6'ya kadar numara yazınız.
( ___ ) Here is your change – 15 dollars. Thank you!
( ___ ) It costs 35 dollars.
( ___ ) Good morning! Can I help you?
( ___ ) I will take it. Here is 50 dollars.
( ___ ) How much does this bag cost?
( ___ ) Yes, I like this brown bag.
Etkinlik 6 – Yazma (Writing)
Yönerge: Bir ayakkabı mağazasına gittiğinizi düşünün. Satış görevlisi ile aranızda geçen bir diyalog yazınız. Diyalogda aşağıdaki ifadeleri kullanınız:
- Fiyat sorma (How much…?)
- Beden sorma/söyleme (What size…?)
- Deneme isteme (Can I try…?)
- Ödeme yöntemi belirtme (I will pay…)
- Fiş isteme (Can I have the receipt…?)
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________
Etkinlik 7 – Kelime Bulmacası (Word Puzzle)
Yönerge: Aşağıdaki tanımlara uygun kelimeleri yazınız. Her çizgi bir harfi temsil eder.
1. The money you get back when you pay more than the price: C _ _ _ _ _
2. A reduction in the original price: D _ _ _ _ _ _ _
3. A place where you try on clothes: F _ _ _ _ _ _ R _ _ _
4. A person who buys things from a shop: C _ _ _ _ _ _ _
5. To give back an item to the shop: R _ _ _ _ _
6. Paper that proves you bought something: R _ _ _ _ _ _
7. Not expensive: A _ _ _ _ _ _ _ _ _
8. Payment without using a card: C _ _ _
CEVAP ANAHTARI
Etkinlik 1: 1-c, 2-e, 3-a, 4-b, 5-d, 6-f, 7-h, 8-g
Etkinlik 2: 1) costs, 2) try on, 3) looking for, 4) cash, 5) change, 6) receipt, 7) expensive, 8) exchange
Etkinlik 3: 1) Can I help you, 2) I am looking for, 3) medium, 4) How much is it, 5) 108, 6) try it on, 7) I will take it, 8) How would you like to pay
Etkinlik 4: 1) F (Saturday), 2) F (for her friend's birthday party), 3) T, 4) T, 5) T (65 x 0.80 = 52), 6) F (by credit card)
Etkinlik 5: 6 – 4 – 1 – 5 – 3 – 2
Etkinlik 7: 1) CHANGE, 2) DISCOUNT, 3) FITTING ROOM, 4) CUSTOMER, 5) RETURN, 6) RECEIPT, 7) AFFORDABLE, 8) CASH
Sıkça Sorulan Sorular
10. Sınıf İngilizce müfredatı 2025-2026 yılında kaç ünite?
2025-2026 müfredatına göre 10. sınıf İngilizce dersi birden fazla üniteden oluşmaktadır. Sayfadaki ünite listesinden güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
10. sınıf alışveriş ve fiyat İfadeleri konuları hangi dönemlerde işleniyor?
10. sınıf İngilizce dersi konuları 1. dönem ve 2. dönem olarak iki yarıyılda işlenmektedir. Her ünitenin tahmini süre bilgisi Millî Eğitim Bakanlığı'nın haftalık ders planlarında yer almaktadır.
10. sınıf İngilizce müfredatı ne zaman güncellendi?
Gösterilen içerik 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için güncellenmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmi sitesinde yayımlanan müfredat dokümanları esas alınmıştır.