Yumuşama döneminde dünya ve Türkiye'deki gelişmeler.
Konu Anlatımı
Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye – Giriş
12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye konusu, Soğuk Savaş'ın en gergin evresinin ardından ABD ile SSCB arasında başlayan diyalog sürecini, bu sürecin dünya siyasetine etkilerini ve Türkiye'nin bu dönemdeki iç ve dış politikasını kapsamlı biçimde ele almaktadır. Yumuşama (Détente) dönemi genel olarak 1962 Küba Bunalımı'ndan sonra başlayıp 1979 Sovyetlerin Afganistan'ı işgaline kadar süren zaman dilimini ifade eder. Bu dönemde iki süper güç, nükleer bir savaşın tüm insanlığı yok edebileceği gerçeğiyle yüzleşmiş ve karşılıklı diyalog yolunu seçmiştir.
Yumuşama (Détente) Kavramı ve Ortaya Çıkışı
Yumuşama, Fransızca kökenli bir kavram olup "gerginliğin azalması" anlamına gelmektedir. Soğuk Savaş boyunca ABD ve SSCB, birbirlerine karşı yoğun bir silahlanma yarışı içine girmişti. Ancak 1962 yılındaki Küba Füze Bunalımı, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmiş ve her iki tarafı da diplomasi masasına dönmeye zorlamıştır. Küba Bunalımı sırasında SSCB'nin Küba'ya yerleştirdiği füzeler ABD tarafından tespit edilmiş, ABD Başkanı Kennedy ile SSCB lideri Kruşçev arasındaki gerginlik tüm dünyayı endişelendirmiştir. Bunalımın barışçıl yollarla çözülmesi, iki süper güç arasında doğrudan iletişim hatlarının kurulması gerektiğini ortaya koymuştur.
Bu bunalımın hemen ardından 1963 yılında Washington–Moskova arasında Kırmızı Telefon Hattı (Hot Line) kurulmuştur. Bu hat sayesinde iki ülke lideri acil durumlarda doğrudan iletişim kurabilecekti. Bu gelişme, yumuşama döneminin ilk somut adımı olarak kabul edilmektedir.
Yumuşama Döneminin Temel Özellikleri
Yumuşama dönemi, Soğuk Savaş'ın tamamen sona erdiği anlamına gelmez. İki blok arasındaki ideolojik rekabet devam etmiş, ancak bu rekabet daha kontrollü ve diplomatik kanallarla yürütülmeye başlanmıştır. Dönemin temel özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:
İlk olarak, iki süper güç arasında doğrudan diyalog kanalları açılmıştır. Liderler arası görüşmeler, zirve toplantıları ve diplomatik temaslar yoğunlaşmıştır. İkinci olarak, silahlanmanın sınırlandırılması konusunda önemli anlaşmalar imzalanmıştır. Nükleer silahların kontrolsüz biçimde yayılmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Üçüncü olarak, ekonomik ve kültürel iş birliği alanları genişlemiştir. İki blok arasında ticaret hacmi artmış, bilimsel ve kültürel değişim programları başlatılmıştır. Son olarak, bölgesel sorunlarda taraflar daha temkinli davranmış, doğrudan çatışmadan kaçınma eğilimi güçlenmiştir.
Nükleer Silahların Sınırlandırılması Anlaşmaları
Yumuşama döneminin en somut çıktıları, nükleer silahlanmayı sınırlandırmaya yönelik imzalanan uluslararası anlaşmalardır. Bu anlaşmalar dünya barışının korunmasında kritik öneme sahiptir.
Kısmi Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması (1963)
Küba Bunalımı'nın ardından ABD, SSCB ve İngiltere arasında imzalanan bu anlaşma ile atmosferde, uzayda ve su altında nükleer denemeler yasaklanmıştır. Yer altı denemeleri ise kapsam dışında bırakılmıştır. Bu anlaşma, nükleer silahların sınırlandırılması yolunda atılan ilk ciddi adım olma özelliği taşır.
Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması – NPT (1968)
NPT (Non-Proliferation Treaty), nükleer silah sahibi olmayan ülkelerin bu silahlara sahip olmasını engellemeyi amaçlayan bir antlaşmadır. ABD, SSCB, İngiltere, Fransa ve Çin nükleer güç olarak kabul edilmiş; diğer ülkelerin nükleer silah edinmesi yasaklanmıştır. Antlaşma ayrıca nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılmasını teşvik etmiştir. Bugün hâlâ yürürlükte olan NPT, uluslararası nükleer düzenin temel taşlarından biridir.
SALT I ve SALT II Antlaşmaları
SALT (Strategic Arms Limitation Talks), ABD ile SSCB arasında stratejik silahların sınırlandırılmasına yönelik yapılan görüşmeleri ifade eder. 1972 yılında imzalanan SALT I ile iki ülkenin sahip olabileceği kıtalararası balistik füze (ICBM) ve denizaltından atılan balistik füze (SLBM) sayıları sınırlandırılmıştır. Ayrıca Balistik Füze Savunma Sistemi (ABM) Antlaşması ile her iki tarafın savunma sistemleri de kısıtlanmıştır.
1979 yılında imzalanan SALT II ise stratejik silah taşıyıcılarının toplam sayısını belirlemiştir. Ancak bu antlaşma, aynı yıl SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi nedeniyle ABD Senatosu tarafından onaylanmamıştır. Yine de her iki taraf da antlaşma hükümlerine büyük ölçüde uymuştur.
Helsinki Nihai Senedi (1975)
Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı (AGİK) sonucunda 1975 yılında Helsinki'de 35 ülke tarafından imzalanan bu senet, yumuşama döneminin en önemli belgelerinden biridir. Helsinki Nihai Senedi'nin temel ilkeleri arasında devletlerin egemen eşitliği, sınırların dokunulmazlığı, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gibi maddeler yer almaktadır.
Helsinki Nihai Senedi, Doğu ve Batı blokları arasında güven artırıcı önlemler alınmasını sağlamış ve özellikle insan hakları konusunun uluslararası gündemin merkezine yerleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Batı Bloku bu maddeyi Doğu Bloku ülkelerindeki insan hakları ihlallerini eleştirmek için bir araç olarak kullanmıştır.
Yumuşama Döneminde Avrupa
Yumuşama döneminde Avrupa'da da önemli gelişmeler yaşanmıştır. Batı Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın uyguladığı Ostpolitik (Doğu Politikası), Batı Almanya'nın Doğu Bloku ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmeyi amaçlamıştır. Bu politika çerçevesinde Batı Almanya, SSCB ve Polonya ile saldırmazlık anlaşmaları imzalamış, 1972 yılında Doğu Almanya ile karşılıklı tanıma gerçekleşmiştir. Her iki Almanya da 1973 yılında Birleşmiş Milletler'e üye olmuştur.
Avrupa'daki bu yumuşama süreci, kıtada barış ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlamış, ticari ve kültürel ilişkilerin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Ayrıca Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) bu dönemde genişlemeye devam etmiş, 1973 yılında İngiltere, İrlanda ve Danimarka topluluğa katılmıştır.
Yumuşama Döneminde Uzay ve Bilim Alanındaki İş Birliği
Soğuk Savaş döneminde başlayan uzay yarışı, yumuşama döneminde iş birliğine dönüşmüştür. 1975 yılında gerçekleştirilen Apollo-Soyuz Projesi, ABD ve SSCB'nin uzayda ortak yürüttüğü ilk görev olmuştur. Amerikan Apollo ve Sovyet Soyuz uzay araçları yörüngede kenetlenmiş, astronotlar ve kozmonotlar birlikte çalışmışlardır. Bu proje, iki süper güç arasındaki iş birliğinin sembolik bir göstergesi olmuştur.
Yumuşama Döneminde Türkiye'nin Dış Politikası
12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye konusunun en önemli bölümlerinden biri, Türkiye'nin bu dönemdeki dış politika tercihlerini ve karşılaştığı sorunları kapsamaktadır.
Türkiye, NATO'nun bir üyesi olarak Batı Bloku'nda yer almakla birlikte, yumuşama döneminde dış politikasını çok yönlü hâle getirmeye çalışmıştır. Küba Bunalımı sırasında Türkiye'deki Jüpiter füzelerinin söküleceğinin gizli anlaşma ile kararlaştırılması, Türkiye'de "ABD'ye güvenilmez" algısını güçlendirmiştir. Bu durum, Türkiye'nin SSCB ve diğer ülkelerle de ilişkilerini geliştirme yoluna gitmesine zemin hazırlamıştır.
Türkiye – SSCB İlişkileri
Yumuşama döneminde Türkiye ile SSCB arasındaki ilişkiler önemli ölçüde iyileşmiştir. SSCB, Türkiye'ye ekonomik yardım ve teknik destek sağlamıştır. İskenderun Demir-Çelik Fabrikası, Seydişehir Alüminyum Tesisleri ve Aliağa Petrol Rafinerisi gibi büyük sanayi projeleri Sovyet desteğiyle hayata geçirilmiştir. Bu yakınlaşma, Türkiye'nin dış politikada Batı'ya tamamen bağımlı olmadığını gösterme çabasının bir yansımasıydı.
Kıbrıs Meselesi ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı
Yumuşama döneminde Türkiye'nin en kritik dış politika konusu Kıbrıs Meselesi olmuştur. Kıbrıs, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmış ve Türkiye, Yunanistan ile İngiltere garantör devletler olarak belirlenmiştir. Ancak ada'daki Rum toplumu, Yunanistan ile birleşmeyi (Enosis) amaçlayan faaliyetlerini sürdürmüştür.
1963-1964 yıllarında Kıbrıs'taki Türk toplumuna yönelik saldırılar yoğunlaşmış, Türkiye ada'ya müdahale etmek istemiştir. Ancak ABD Başkanı Johnson'ın Türkiye Başbakanı İnönü'ye gönderdiği ünlü Johnson Mektubu (1964), Türkiye'nin müdahalesini engellemiştir. Bu mektupta ABD, Türkiye'nin NATO silahlarını Kıbrıs'ta kullanamayacağını ve olası bir Sovyet müdahalesinde NATO'nun Türkiye'yi koruma yükümlülüğünü yeniden değerlendireceğini bildirmiştir. Johnson Mektubu, Türk-Amerikan ilişkilerinde derin bir kırılmaya yol açmıştır.
15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askeri cunta yönetiminin desteklediği EOKA-B örgütü, Kıbrıs'ta darbe gerçekleştirerek Cumhurbaşkanı Makarios'u devirerek Nikos Sampson'u başa geçirmiştir. Bunun üzerine Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması'na dayanarak 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlatmıştır. İki aşamalı harekâtın sonunda ada'nın kuzey kesimi Türk kontrolüne geçmiştir. 1983 yılında ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edilmiştir.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından ABD, Türkiye'ye silah ambargosu uygulamıştır (1975-1978). Bu ambargo, Türkiye'nin savunma sanayisini geliştirme çabalarını hızlandırmış ve ulusal savunma bilincini güçlendirmiştir. Türkiye ayrıca bu ambargoya karşılık olarak ABD üslerinin faaliyetlerini kısıtlamıştır.
Türkiye'de Haşhaş Ekimi Sorunu
1970'li yılların başında ABD, Türkiye'den haşhaş ekimini yasaklamasını istemiştir. ABD'de yaşanan uyuşturucu sorununun kaynağının Türkiye'de üretilen haşhaş olduğu iddia edilmiştir. 1971 yılında Türkiye haşhaş ekimini yasaklamış, ancak bu karar Türk çiftçilerini olumsuz etkilemiştir. 1974 yılında Ecevit hükümeti döneminde haşhaş ekimi kontrollü olarak yeniden serbest bırakılmıştır. Bu konu, Türk-Amerikan ilişkilerinde bir sürtüşme alanı olmuştur.
Türkiye'nin Çok Yönlü Dış Politikası
Yumuşama döneminde Türkiye, dış politikasında çeşitlendirme stratejisi izlemiştir. Yalnızca ABD ve NATO ile değil, farklı ülke ve bölgelerle de ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır. Türkiye, İslam ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmiş ve 1969 yılında kurulan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ)'nün kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Ayrıca Bağlantısızlar Hareketi ile de ilişkiler kurulmuş, üçüncü dünya ülkeleriyle ekonomik ve siyasi iş birliği arayışları artmıştır.
Ege Denizi Sorunları
Yumuşama döneminde Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi kaynaklı birçok sorun ortaya çıkmıştır. Kıta sahanlığı meselesi, karasuları sorunu, hava sahası anlaşmazlıkları ve Ege adalarının silahlandırılması bu sorunların başlıcalarıdır. Özellikle 1973 yılında Yunanistan'ın Ege'de petrol arama faaliyetlerine başlaması gerginliği artırmıştır. Türkiye, MTA Sismik-1 gemisini araştırma yapmak üzere Ege'ye göndermiş ve 1976 yılındaki bu gelişme iki ülke arasında ciddi bir krize yol açmıştır.
Yumuşama Döneminde Türkiye'nin İç Siyaseti
Yumuşama döneminde Türkiye iç siyasette çalkantılı bir süreç yaşamıştır. 1960 Askerî Darbesi'nin ardından hazırlanan 1961 Anayasası, daha özgürlükçü bir ortam sağlamış; ancak bu ortam siyasi kutuplaşmayı da beraberinde getirmiştir. Sol ve sağ görüşlü gruplar arasında şiddet olayları tırmanmış, ülke ciddi bir kaos ortamına sürüklenmiştir.
12 Mart 1971'de ordu bir muhtıra vererek hükümeti istifaya zorlamış ve 12 Mart Muhtırası olarak bilinen süreç başlamıştır. Teknokrat hükümetler kurulmuş, anayasada kısıtlayıcı değişiklikler yapılmıştır. Siyasi istikrarsızlık 1970'lerin sonuna kadar devam etmiş, koalisyon hükümetleri dönemi yaşanmıştır.
Dünyada Ekonomik Gelişmeler: Petrol Krizi
Yumuşama döneminin önemli gelişmelerinden biri de 1973 Petrol Krizi'dir. Arap-İsrail Savaşı (Yom Kippur Savaşı) sırasında Arap petrol üreticisi ülkeler, İsrail'i destekleyen Batılı ülkelere petrol ambargosu uygulamıştır. Bu ambargo sonucunda petrol fiyatları dört katına çıkmış ve dünya genelinde ekonomik kriz yaşanmıştır. Türkiye de bu krizden derinden etkilenmiş, enerji sıkıntısı ve enflasyon artışı yaşanmıştır.
Petrol krizi, Batılı ülkelerin enerji politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmuş ve alternatif enerji kaynaklarına yöneliş hızlanmıştır. Ayrıca petrol üreticisi ülkelerin uluslararası siyasetteki ağırlığı artmıştır.
Vietnam Savaşı ve Sonuçları
Yumuşama döneminin önemli olaylarından biri de Vietnam Savaşı'nın sona ermesidir. ABD, 1964'ten itibaren Güney Vietnam'ı desteklemek amacıyla savaşa doğrudan müdahil olmuştu. Ancak savaş ABD kamuoyunda büyük tepkilere yol açmış, savaş karşıtı hareketler güçlenmiştir. 1973 yılında imzalanan Paris Barış Antlaşması ile ABD, Vietnam'dan çekilmiştir. 1975 yılında Kuzey Vietnam, Güney Vietnam'ı ele geçirerek ülkeyi birleştirmiştir.
Vietnam Savaşı, ABD'nin uluslararası itibarını sarsmış ve "Vietnam Sendromu" olarak adlandırılan, askerî müdahalelere karşı toplumsal direnç oluşmuştur. Savaş ayrıca yumuşama sürecini hızlandıran faktörlerden biri olmuştur; zira ABD, Vietnam'daki yıpranmanın ardından SSCB ile diyalog yolunu tercih etmiştir.
Çin-ABD Yakınlaşması
Yumuşama döneminin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, ABD ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki yakınlaşmadır. 1949'dan beri ABD, Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanımıyordu ve onun yerine Tayvan'ı (Çin Cumhuriyeti) muhatap kabul ediyordu. Ancak 1971 yılında ABD Başkanı Nixon'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger'ın gizli Pekin ziyareti ve ardından 1972'de Nixon'ın Çin'i ziyaret etmesi, uluslararası dengeleri köklü biçimde değiştirmiştir.
Bu yakınlaşmanın arkasında hem ABD'nin SSCB'ye karşı Çin'i bir denge unsuru olarak kullanma isteği hem de Çin-Sovyet ayrılığı yatmaktadır. Çin, 1971 yılında Tayvan'ın yerine BM Güvenlik Konseyi'nde daimî üyelik elde etmiştir.
Yumuşama Döneminin Sona Ermesi
Yumuşama dönemi, 1979 yılında SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesi ile fiilen sona ermiştir. SSCB, Afganistan'daki komünist yönetimi desteklemek amacıyla askerî müdahalede bulunmuştur. Bu işgal, uluslararası toplumda büyük tepkilere yol açmıştır. ABD Başkanı Carter, SALT II Antlaşması'nı Senato'dan geri çekmiş, tahıl ambargosu uygulamış ve 1980 Moskova Olimpiyatları'nı boykot etmiştir.
Afganistan işgali, Soğuk Savaş'ın yeniden alevlenmesine yol açmış ve 1980'lerin ilk yarısında "İkinci Soğuk Savaş" olarak adlandırılan dönem başlamıştır. ABD Başkanı Ronald Reagan'ın SSCB'yi "kötülük imparatorluğu" olarak nitelendirmesi ve Yıldız Savaşları (SDI) projesini başlatması, gerginliği yeniden artırmıştır.
Yumuşama Döneminin Genel Değerlendirmesi
12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye konusu bağlamında yumuşama dönemini şu şekilde değerlendirebiliriz: Bu dönem, Soğuk Savaş'ın en tehlikeli evresinin ardından diplomatik aklın galip geldiği bir süreç olmuştur. Nükleer savaş tehdidi azalmış, silahlanma belirli ölçüde kontrol altına alınmış ve uluslararası iş birliği güçlenmiştir.
Ancak yumuşama, kalıcı bir barış getirmemiştir. Süper güçler arasındaki rekabet farklı biçimlerde devam etmiş, bölgesel çatışmalar sürmüş ve ideolojik ayrışma son bulmamıştır. Yine de yumuşama döneminde atılan adımlar, özellikle Helsinki Nihai Senedi ve silahsızlanma antlaşmaları, Soğuk Savaş'ın barışçıl yollarla sona ermesine zemin hazırlamıştır.
Türkiye açısından ise yumuşama dönemi, dış politikada çok yönlülük arayışının başladığı, Kıbrıs sorununun kritik bir noktaya ulaştığı ve iç siyasette çalkantıların yaşandığı bir dönem olmuştur. Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye'nin garantör devlet olarak haklarını kullandığı tarihi bir olay olarak kayıtlara geçmiştir. Silah ambargosu deneyimi ise Türkiye'ye millî savunma sanayisinin önemini bir kez daha hatırlatmıştır.
Bu dönemin anlaşılması, günümüz dünya siyasetinin ve Türkiye'nin uluslararası konumunun kavranması açısından büyük önem taşımaktadır.
Örnek Sorular
12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi – Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye Çözümlü Sorular
Aşağıda 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye konusuna ait 10 adet çözümlü soru bulunmaktadır. İlk 6 soru çoktan seçmeli, son 4 soru açık uçludur.
Soru 1 (Çoktan Seçmeli)
Yumuşama (Détente) döneminin başlangıcı olarak kabul edilen olay aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Berlin Duvarı'nın inşası
- B) Küba Füze Bunalımı
- C) Vietnam Savaşı'nın başlaması
- D) Helsinki Nihai Senedi'nin imzalanması
- E) NATO'nun kurulması
Cevap: B
Çözüm: 1962 yılındaki Küba Füze Bunalımı, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmiştir. Bu bunalımın barışçıl çözümü, ABD ve SSCB arasındaki diyalog sürecini başlatmış ve yumuşama döneminin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Berlin Duvarı'nın inşası (1961) Soğuk Savaş'ın gerginlik dönemiyle ilgilidir. NATO'nun kuruluşu (1949) ise çok daha önceki bir gelişmedir.
Soru 2 (Çoktan Seçmeli)
Aşağıdakilerden hangisi Küba Bunalımı'nın ardından ABD ve SSCB arasındaki iletişimi güçlendirmek amacıyla atılan ilk adımdır?
- A) SALT I Antlaşması'nın imzalanması
- B) Apollo-Soyuz Projesi
- C) Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulması
- D) Helsinki Nihai Senedi
- E) NPT Antlaşması
Cevap: C
Çözüm: 1963 yılında Washington ile Moskova arasında kurulan Kırmızı Telefon Hattı (Hot Line), iki süper gücün liderlerinin acil durumlarda doğrudan iletişim kurmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bu hat, yumuşama döneminin ilk somut adımıdır. Diğer seçenekler daha sonraki yıllarda gerçekleşen gelişmelerdir.
Soru 3 (Çoktan Seçmeli)
Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirmesinin hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) BM Güvenlik Konseyi kararı
- B) NATO Antlaşması'nın 5. maddesi
- C) 1960 Garanti Antlaşması
- D) Helsinki Nihai Senedi
- E) Lozan Barış Antlaşması
Cevap: C
Çözüm: Türkiye, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı 1960 yılında imzalanan Garanti Antlaşması'na dayanarak gerçekleştirmiştir. Bu antlaşmaya göre Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantör devletler olarak Kıbrıs'ın bağımsızlığını ve anayasal düzenini korumakla yükümlüydü. Adada gerçekleştirilen darbe, bu antlaşmanın ihlali anlamına geldiğinden Türkiye müdahale hakkını kullanmıştır.
Soru 4 (Çoktan Seçmeli)
Johnson Mektubu'nun Türk dış politikasına en önemli etkisi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
- A) Türkiye NATO'dan ayrılmıştır.
- B) Türkiye nükleer silah geliştirmeye başlamıştır.
- C) Türkiye dış politikasını çok yönlü hâle getirme arayışına girmiştir.
- D) Türkiye Varşova Paktı'na katılmıştır.
- E) Türkiye BM'den çekilmiştir.
Cevap: C
Çözüm: 1964 yılında ABD Başkanı Johnson'ın gönderdiği mektup, Türkiye'de ABD'ye duyulan güveni sarsmıştır. Bu olay, Türkiye'nin yalnızca ABD ve Batı'ya bağımlı bir dış politika izlemekten vazgeçerek SSCB, İslam ülkeleri ve Bağlantısızlar Hareketi ile ilişkilerini geliştirmesine yol açmıştır. Türkiye NATO'dan ayrılmamış ya da Varşova Paktı'na katılmamıştır.
Soru 5 (Çoktan Seçmeli)
Aşağıdakilerden hangisi Helsinki Nihai Senedi'nin (1975) temel ilkelerinden biri değildir?
- A) Devletlerin egemen eşitliği
- B) Sınırların dokunulmazlığı
- C) İnsan haklarına saygı
- D) Sömürge topraklarının paylaşılması
- E) Anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi
Cevap: D
Çözüm: Helsinki Nihai Senedi, devletlerin egemen eşitliği, sınırların dokunulmazlığı, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ve insan haklarına saygı gibi ilkeleri içermektedir. Sömürge topraklarının paylaşılması, sömürgecilik dönemine ait bir uygulama olup Helsinki Nihai Senedi'nde yer almamaktadır.
Soru 6 (Çoktan Seçmeli)
1973 Petrol Krizi'nin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) SSCB'nin petrol ihracatını durdurması
- B) ABD'nin Orta Doğu'ya askerî müdahalesi
- C) Arap petrol üreticilerinin İsrail'i destekleyen ülkelere ambargo uygulaması
- D) Petrol kaynaklarının tükenmesi
- E) Avrupa ülkelerinin petrol üretimini kısması
Cevap: C
Çözüm: 1973 Arap-İsrail Savaşı (Yom Kippur Savaşı) sırasında OPEC üyesi Arap ülkeleri, İsrail'i destekleyen Batılı ülkelere petrol ambargosu uygulamıştır. Bu ambargo petrol fiyatlarının dört katına çıkmasına ve dünya çapında ekonomik krize yol açmıştır.
Soru 7 (Açık Uçlu)
Yumuşama döneminde ABD-Çin yakınlaşmasının nedenlerini ve uluslararası dengeler üzerindeki etkilerini açıklayınız.
Çözüm: ABD-Çin yakınlaşmasının başlıca nedenleri şunlardır: Birincisi, Çin-Sovyet ilişkilerinin bozulması, Çin'i ABD ile diyalog aramaya yöneltmiştir. İkincisi, ABD, SSCB'ye karşı Çin'i stratejik bir denge unsuru olarak kullanmak istemiştir. Üçüncüsü, ABD'nin Vietnam Savaşı'ndan çıkış stratejisinde Çin'in desteğine ihtiyaç duyması etkili olmuştur. Bu yakınlaşmanın uluslararası etkileri ise çok büyük olmuştur: Çin, 1971'de BM Güvenlik Konseyi'nde daimî üyelik elde etmiş, SSCB iki cepheden diplomatik baskı hissetmiş ve Soğuk Savaş'ın iki kutuplu yapısı çok kutuplu bir görünüm kazanmaya başlamıştır.
Soru 8 (Açık Uçlu)
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı silah ambargosunun Türkiye üzerindeki etkilerini değerlendiriniz.
Çözüm: ABD'nin 1975-1978 yılları arasında uyguladığı silah ambargosu Türkiye üzerinde önemli etkiler bırakmıştır. Askerî açıdan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yedek parça ve mühimmat temininde ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Siyasi açıdan, Türkiye ABD üslerinin faaliyetlerini kısıtlayarak karşılık vermiştir. En önemli uzun vadeli etkisi ise Türkiye'nin millî savunma sanayisini geliştirme çabalarını hızlandırması olmuştur. Savunma alanında dışa bağımlılığın tehlikeleri somut biçimde ortaya çıkmış ve Türkiye kendi savunma teknolojilerini üretme yolunda önemli adımlar atmıştır.
Soru 9 (Açık Uçlu)
SALT I ve SALT II Antlaşmaları'nın içeriklerini karşılaştırarak dünya barışına katkılarını değerlendiriniz.
Çözüm: 1972'de imzalanan SALT I, ABD ve SSCB arasındaki kıtalararası balistik füze (ICBM) ve denizaltından atılan balistik füze (SLBM) sayılarını dondurmuş, ayrıca ABM Antlaşması ile balistik füze savunma sistemlerini sınırlandırmıştır. 1979'da imzalanan SALT II ise stratejik silah taşıyıcılarının toplam sayısına üst sınır getirmiştir. SALT I daha çok silah sayısını dondurmayı hedeflerken, SALT II silah taşıyıcılarına kapsamlı bir sınırlama getirmeyi amaçlamıştır. Her iki antlaşma da nükleer silahlanma yarışını kontrol altına alarak nükleer savaş riskini azaltmıştır. Ancak SALT II, SSCB'nin Afganistan işgali nedeniyle ABD Senatosu tarafından onaylanamamıştır. Yine de bu antlaşmalar karşılıklı güven ortamı oluşturmuş ve sonraki silahsızlanma müzakerelerine zemin hazırlamıştır.
Soru 10 (Açık Uçlu)
Yumuşama döneminin sona erme nedenlerini ve sonuçlarını açıklayınız.
Çözüm: Yumuşama dönemi esas olarak 1979'da SSCB'nin Afganistan'ı işgal etmesiyle sona ermiştir. Bu işgal, iki süper güç arasında yeniden tırmanan gerilime yol açmıştır. ABD, SALT II'yi Senato'dan geri çekmiş, Moskova Olimpiyatları'nı boykot etmiş ve SSCB'ye tahıl ambargosu uygulamıştır. 1980'lerde ABD Başkanı Reagan'ın sert politikaları, Yıldız Savaşları projesi ve SSCB'yi "kötülük imparatorluğu" olarak nitelendirmesi ile "İkinci Soğuk Savaş" dönemi başlamıştır. Sonuç olarak, yumuşama dönemi kalıcı bir barış getirememiş; ancak bu dönemde atılan diplomatik adımlar, kurulan iletişim kanalları ve imzalanan antlaşmalar, Soğuk Savaş'ın 1991'de barışçıl biçimde sona ermesine önemli katkılar sağlamıştır.
Çalışma Kağıdı
ÇALIŞMA KÂĞIDI
Ders: 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi
Konu: Yumuşama Döneminde Dünya ve Türkiye
Ad Soyad: ______________________ Sınıf/No: ______
Tarih: __ / __ / ____
ETKİNLİK 1 – Boşluk Doldurma
Yönerge: Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları uygun kavramlarla doldurunuz.
1. Yumuşama kavramı Fransızca kökenli olup "_______________" anlamına gelir.
2. 1962 yılındaki _______________ dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmiş ve yumuşama sürecini başlatmıştır.
3. 1963 yılında Washington ile Moskova arasında _______________ kurulmuştur.
4. 1968 yılında imzalanan _______________ ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır.
5. 1972 yılında imzalanan _______________ ile ABD ve SSCB arasındaki stratejik silahlar sınırlandırılmıştır.
6. 1975 yılında 35 ülke tarafından imzalanan _______________, yumuşama döneminin en önemli belgelerinden biridir.
7. Batı Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın Doğu Bloku ile ilişkileri normalleştirme politikasına _______________ adı verilir.
8. 1964 yılında ABD Başkanı Johnson'ın İnönü'ye gönderdiği mektup _______________ olarak bilinir.
9. Türkiye, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı _______________ Antlaşması'na dayanarak gerçekleştirmiştir.
10. Yumuşama dönemi, 1979 yılında SSCB'nin _______________'ı işgal etmesiyle fiilen sona ermiştir.
ETKİNLİK 2 – Eşleştirme
Yönerge: Sol sütundaki olayları sağ sütundaki tarihlerle eşleştiriniz.
( ) Küba Füze Bunalımı a) 1975
( ) NPT Antlaşması b) 1979
( ) SALT I Antlaşması c) 1962
( ) Kıbrıs Barış Harekâtı d) 1968
( ) Helsinki Nihai Senedi e) 1972
( ) Apollo-Soyuz Projesi f) 1974
( ) SSCB'nin Afganistan İşgali g) 1975
( ) Paris Barış Antlaşması h) 1973
ETKİNLİK 3 – Doğru / Yanlış
Yönerge: Aşağıdaki ifadelerin başına doğruysa (D), yanlışsa (Y) yazınız.
( ) 1. Yumuşama dönemi, Soğuk Savaş'ın tamamen sona erdiği anlamına gelir.
( ) 2. Kırmızı Telefon Hattı, Küba Bunalımı'ndan sonra kurulmuştur.
( ) 3. Helsinki Nihai Senedi'nde insan haklarına saygı ilkesi yer almamaktadır.
( ) 4. Johnson Mektubu, Türk-Amerikan ilişkilerinde güven bunalımına yol açmıştır.
( ) 5. SALT II Antlaşması, ABD Senatosu tarafından onaylanmıştır.
( ) 6. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından ABD, Türkiye'ye silah ambargosu uygulamıştır.
( ) 7. Apollo-Soyuz Projesi, ABD ve SSCB'nin uzayda gerçekleştirdiği ilk ortak görevdir.
( ) 8. Ostpolitik, ABD'nin Doğu Bloku'na yönelik politikasıdır.
( ) 9. 1973 Petrol Krizi sonucunda petrol fiyatları düşmüştür.
( ) 10. KKTC, 1983 yılında ilan edilmiştir.
ETKİNLİK 4 – Kronolojik Sıralama
Yönerge: Aşağıdaki olayları kronolojik sıraya göre numaralayınız (1 = en eski).
( ) Helsinki Nihai Senedi
( ) Küba Füze Bunalımı
( ) SSCB'nin Afganistan İşgali
( ) Kıbrıs Barış Harekâtı
( ) NPT Antlaşması
( ) SALT I Antlaşması
( ) Johnson Mektubu
( ) Kırmızı Telefon Hattı'nın kurulması
ETKİNLİK 5 – Kavram Haritası
Yönerge: Aşağıdaki kavram haritasını tamamlayınız. Merkezde "Yumuşama Dönemi" yazmaktadır. Dört ana kola aşağıdaki başlıkları yerleştirip her birinin altına en az iki örnek yazınız.
Ana kollar: Silahsızlanma Antlaşmaları | Türkiye'nin Dış Politikası | Uluslararası Gelişmeler | Yumuşamanın Sona Ermesi
┌─────────────────────────┐
│ YUMUŞAMA DÖNEMİ │
└────────┬────────────────┘
│
┌───────┼───────┬───────────┐
│ │ │ │
_________ _________ _________ _________
1. _______ 1. _______ 1. _______ 1. _______
2. _______ 2. _______ 2. _______ 2. _______
ETKİNLİK 6 – Neden-Sonuç Tablosu
Yönerge: Aşağıdaki tabloyu doldurunuz. Her olayın nedenini ve sonucunu yazınız.
┌────────────────────────────┬──────────────────────┬──────────────────────┐
│ Olay │ Nedeni │ Sonucu │
├────────────────────────────┼──────────────────────┼──────────────────────┤
│ Kırmızı Telefon Hattı │ │ │
├────────────────────────────┼──────────────────────┼──────────────────────┤
│ Johnson Mektubu │ │ │
├────────────────────────────┼──────────────────────┼──────────────────────┤
│ 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı │ │ │
├────────────────────────────┼──────────────────────┼──────────────────────┤
│ 1973 Petrol Krizi │ │ │
├────────────────────────────┼──────────────────────┼──────────────────────┤
│ SSCB'nin Afganistan İşgali │ │ │
└────────────────────────────┴──────────────────────┴──────────────────────┘
ETKİNLİK 7 – Kısa Cevaplı Sorular
Yönerge: Aşağıdaki soruları kısaca cevaplayınız.
1. Yumuşama döneminde Türkiye'nin SSCB ile ilişkilerini geliştirmesinin temel nedeni nedir?
Cevap: _________________________________________________________________________
_________________________________________________________________________________
2. Helsinki Nihai Senedi'nin insan hakları açısından önemi nedir?
Cevap: _________________________________________________________________________
_________________________________________________________________________________
3. ABD-Çin yakınlaşmasının SSCB üzerindeki etkisi ne olmuştur?
Cevap: _________________________________________________________________________
_________________________________________________________________________________
4. Silah ambargosu, Türkiye'nin savunma politikasını nasıl etkilemiştir?
Cevap: _________________________________________________________________________
_________________________________________________________________________________
CEVAP ANAHTARI
Etkinlik 1 – Boşluk Doldurma:
1. Gerginliğin azalması 2. Küba Füze Bunalımı 3. Kırmızı Telefon Hattı (Hot Line) 4. NPT (Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması) 5. SALT I 6. Helsinki Nihai Senedi 7. Ostpolitik 8. Johnson Mektubu 9. 1960 Garanti Antlaşması 10. Afganistan
Etkinlik 2 – Eşleştirme:
(c) Küba Füze Bunalımı – 1962 | (d) NPT – 1968 | (e) SALT I – 1972 | (f) Kıbrıs Barış Harekâtı – 1974 | (a) Helsinki Nihai Senedi – 1975 | (g) Apollo-Soyuz Projesi – 1975 | (b) SSCB'nin Afganistan İşgali – 1979 | (h) Paris Barış Antlaşması – 1973
Etkinlik 3 – Doğru / Yanlış:
1. Y 2. D 3. Y 4. D 5. Y 6. D 7. D 8. Y 9. Y 10. D
Etkinlik 4 – Kronolojik Sıralama:
(6) Helsinki Nihai Senedi – (1) Küba Füze Bunalımı – (8) SSCB'nin Afganistan İşgali – (7) Kıbrıs Barış Harekâtı – (4) NPT Antlaşması – (5) SALT I Antlaşması – (3) Johnson Mektubu – (2) Kırmızı Telefon Hattı
Sıkça Sorulan Sorular
12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi müfredatı 2025-2026 yılında kaç ünite?
2025-2026 müfredatına göre 12. sınıf Çağdaş türk ve dünya tarihi dersi birden fazla üniteden oluşmaktadır. Sayfadaki ünite listesinden güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
12. sınıf yumuşama döneminde dünya ve türkiye konuları hangi dönemlerde işleniyor?
12. sınıf Çağdaş türk ve dünya tarihi dersi konuları 1. dönem ve 2. dönem olarak iki yarıyılda işlenmektedir. Her ünitenin tahmini süre bilgisi Millî Eğitim Bakanlığı'nın haftalık ders planlarında yer almaktadır.
12. sınıf Çağdaş türk ve dünya tarihi müfredatı ne zaman güncellendi?
Gösterilen içerik 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için güncellenmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmi sitesinde yayımlanan müfredat dokümanları esas alınmıştır.