Milletler Cemiyeti'ne giriş, Montrö, Balkan ve Sadabat Paktı
Konu Anlatımı
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük – Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923-1938 yılları arasında uluslararası arenada izlediği politikaları ve bu dönemde yaşanan önemli olayları kapsar. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi, bu dönemin dış politikasının temel taşını oluşturmuştur. Bu konu anlatımında 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük müfredatına uygun olarak Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.
Atatürk Dönemi Dış Politikanın Temel İlkeleri
Atatürk döneminde Türk dış politikası belirli ilkeler çerçevesinde yürütülmüştür. Bu ilkeler, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası ilişkilerini şekillendirmiş ve ülkenin saygın bir devlet olarak tanınmasını sağlamıştır. Bu ilkelerin başında "Yurtta barış, dünyada barış" prensibi gelir. Atatürk, Türkiye'nin iç huzurunu sağlamadan dış politikada başarılı olamayacağını biliyordu. Bu nedenle hem iç barışı hem de uluslararası barışı ön planda tutmuştur.
Atatürk dönemi dış politikasının temel ilkeleri şunlardır:
- Bağımsızlık ve egemenlik: Türkiye, hiçbir devletin iç işlerine karışmasına izin vermemiş, tam bağımsızlık ilkesinden asla taviz vermemiştir. Millî Mücadele'nin kazanımları her zaman korunmuştur.
- Gerçekçilik (Realizm): Atatürk, hayalci politikalar yerine ülkenin gerçek gücüne ve koşullarına uygun politikalar izlemiştir. Maceracı dış politikalardan uzak durulmuştur.
- Barışçılık: Sorunların diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi benimsenmiştir. Savaş, ancak son çare olarak düşünülmüştür.
- Akılcılık ve bilimsellik: Dış politika kararları duygusal değil, akılcı ve bilimsel verilere dayalı olarak alınmıştır.
- Uluslararası eşitlik: Büyük-küçük tüm devletlerle eşit ilişkiler kurulması hedeflenmiştir.
Atatürk Dönemi Dış Politikada Dönemler
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları genel olarak iki ana döneme ayrılarak incelenebilir. Birinci dönem 1923-1930 yılları arasıdır ve bu dönemde Lozan Antlaşması'ndan kalan sorunların çözümü ön plandadır. İkinci dönem ise 1930-1938 yılları arasıdır ve bu dönemde Türkiye, uluslararası örgütlere katılmış, bölgesel ittifaklar kurmuş ve toprak bütünlüğünü pekiştirmiştir.
1. Yabancı Okullar Sorunu
Osmanlı Devleti döneminde kapitülasyonlar sayesinde yabancı devletler, Osmanlı topraklarında çok sayıda okul açmışlardı. Bu okullar, Osmanlı Devleti'nin denetimi dışında faaliyet gösteriyordu. Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar kaldırılmış olmasına rağmen, yabancı okullar konusu tam olarak çözülememişti.
Türkiye Cumhuriyeti, 1924 yılında çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) ile ülkedeki tüm eğitim kurumlarını Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlamıştır. Bu kapsamda yabancı okullardan da Türk müfredatına uymaları, Türkçe derslerini zorunlu olarak okumaları ve Türk müfettişlerin denetimine açılmaları istenmiştir. Bu düzenlemeleri kabul etmeyen bazı okullar kapatılmıştır. Bu durum özellikle Fransa ile gerilime yol açmış, ancak Türkiye egemenlik haklarından taviz vermemiştir.
2. Musul Sorunu (1923-1926)
Musul Sorunu, Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları arasında en önemli meselelerden biridir. Lozan Antlaşması'nda çözülemeyen Musul meselesi, Türkiye ile İngiltere arasında ikili görüşmelerle ele alınmak üzere ertelenmişti. Musul, zengin petrol yataklarına sahip stratejik bir bölgeydi ve İngiltere, manda yönetimi altındaki Irak üzerinden bu bölgeyi kontrol etmek istiyordu.
1924 yılında Türkiye ile İngiltere arasında Haliç Konferansı düzenlenmiş, ancak bir sonuç alınamamıştır. Bunun üzerine mesele Milletler Cemiyeti'ne taşınmıştır. Bu sırada İngiltere, Türkiye'nin güneydoğusunda Şeyh Sait İsyanı'nı destekleyerek Türkiye'yi zor durumda bırakmaya çalışmıştır. Milletler Cemiyeti, 1925 yılında Musul'u Irak'a bırakma kararı almıştır. Türkiye başlangıçta bu kararı kabul etmemiştir, ancak iç sorunlar ve uluslararası baskılar nedeniyle 5 Haziran 1926 tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Ankara Antlaşması'na göre Musul, Irak'a bırakılmış; karşılığında Türkiye'ye 25 yıl boyunca Musul petrol gelirlerinin %10'u verilmesi kararlaştırılmıştır. Türkiye bu payı toplu bir ödeme şeklinde almayı tercih etmiş ve 500.000 İngiliz sterlini almıştır. Musul Sorunu, Türkiye'nin Misak-ı Millî sınırları içinde gördüğü bir bölgeyi kaybetmesi anlamına geldiği için Atatürk dönemi dış politikasının en acı sonuçlarından biri olmuştur.
3. Türk-Yunan İlişkileri ve Nüfus Mübadelesi (Değişimi)
Lozan Antlaşması'nda Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi (değişimi) kararlaştırılmıştı. Buna göre Türkiye'deki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler karşılıklı olarak yer değiştirecekti. Ancak İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakya'daki Türkler bu değişimin dışında bırakılmıştı.
Nüfus mübadelesi uygulamasında "etabli" (yerleşik) sorunu ortaya çıkmıştır. Yunanistan, İstanbul'da yerleşik olan Rumların sayısını mümkün olduğunca artırmak istemiş, Türkiye ise bunu sınırlandırmak istemiştir. Sorun, 1930 yılında iki ülke arasında imzalanan anlaşma ile çözülmüştür. 1930 yılında Yunanistan Başbakanı Venizelos'un Ankara'yı ziyaret etmesiyle Türk-Yunan ilişkileri büyük ölçüde düzelmiştir. Venizelos, Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermiştir. Bu olay, iki ülke arasındaki barışın ne denli güçlendiğinin önemli bir göstergesidir.
4. Milletler Cemiyeti'ne Giriş (1932)
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam), I. Dünya Savaşı'nın ardından 1920 yılında dünya barışını korumak amacıyla kurulmuştu. Türkiye, başlangıçta bu örgütü büyük devletlerin çıkarlarına hizmet eden bir kuruluş olarak görmüştür. Ancak zamanla uluslararası ilişkilerde daha aktif bir rol almak isteyen Türkiye, İspanya'nın teklifi üzerine 18 Temmuz 1932 tarihinde Milletler Cemiyeti'ne üye olmuştur.
Milletler Cemiyeti'ne girişin nedenleri arasında Türkiye'nin uluslararası arenada daha etkin bir rol oynamak istemesi, dünya barışına katkıda bulunma arzusu ve uluslararası sorunlarda söz sahibi olma isteği sayılabilir. Bu adım, Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesinin somut bir yansımasıdır.
5. Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
1930'lu yıllarda Avrupa'da artan saldırgan politikalar (İtalya'nın yayılmacı tutumu, Almanya'da Nazi rejiminin yükselişi) Balkan ülkelerini endişeye sevk etmiştir. Bu tehditler karşısında bölgesel bir güvenlik ittifakı oluşturma ihtiyacı doğmuştur.
9 Şubat 1934 tarihinde Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında Balkan Antantı imzalanmıştır. Bu antantın temel amacı, üye ülkelerin sınırlarını karşılıklı olarak garanti altına almak ve bölgede barışı korumaktı. Bulgaristan, toprak kayıplarını telafi etmek istediği için bu antanta katılmamıştır. Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altında olduğu için katılamamıştır.
Balkan Antantı, Atatürk'ün barışçıl dış politikasının ve bölgesel işbirliğine verdiği önemin önemli bir göstergesidir. Bu antant sayesinde Balkan ülkeleri arasındaki ilişkiler güçlenmiş ve bölgede bir süre istikrar sağlanmıştır.
6. Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937)
İtalya'nın 1935 yılında Habeşistan'ı (Etiyopya) işgal etmesi, Orta Doğu ülkeleri arasında da güvenlik endişelerine neden olmuştur. Bu ortamda Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sadabat Paktı imzalanmıştır. Pakt, adını Tahran'daki Sadabat Sarayı'ndan almıştır.
Sadabat Paktı'nın temel amaçları şunlardır:
- Birbirlerinin sınırlarına saygı göstermek: Üye ülkeler, birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanımış ve sınırlarına saygı göstermeyi taahhüt etmiştir.
- Saldırmazlık: Üye devletler, birbirlerine saldırmama konusunda söz vermiştir.
- İç işlerine karışmama: Hiçbir üye devlet, diğerinin iç işlerine karışmayacaktır.
- Ortak güvenlik: Bölgede barış ve güvenliğin korunması amaçlanmıştır.
Sadabat Paktı, Balkan Antantı gibi bölgesel barış ve güvenliği amaçlayan bir oluşumdur. Atatürk döneminde Türkiye'nin hem Balkanlar'da hem de Orta Doğu'da barışa ve işbirliğine verdiği önem bu iki antlaşmayla açıkça ortaya konmuştur.
7. Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları içinde en büyük diplomatik başarılardan biridir. Lozan Antlaşması'na göre Türk Boğazları (İstanbul ve Çanakkale Boğazları), uluslararası bir komisyon tarafından yönetiliyordu. Boğazların her iki yakasında askerden arındırılmış bölgeler bulunuyordu. Bu durum, Türkiye'nin egemenlik hakları açısından büyük bir kısıtlamaydı.
1930'lu yıllarda Avrupa'da değişen dengeler (İtalya'nın yayılmacılığı, Almanya'nın silahlanması) Türkiye'ye Boğazlar meselesini yeniden gündeme getirme fırsatı vermiştir. Türkiye, İsviçre'nin Montrö şehrinde toplanan konferansta haklı taleplerini dile getirmiştir.
20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile:
- Boğazlar Komisyonu kaldırılmıştır: Boğazların yönetimi tamamen Türkiye'ye devredilmiştir.
- Boğazların çevresindeki askerden arındırılmış bölge kaldırılmıştır: Türkiye, Boğazlar bölgesini yeniden askerileştirme hakkı kazanmıştır.
- Ticaret gemileri: Barış zamanında tüm ülkelerin ticaret gemileri Boğazlardan serbestçe geçebilecektir.
- Savaş gemileri: Karadeniz'e kıyısı olan ve olmayan devletlerin savaş gemilerinin geçişi farklı kurallara bağlanmıştır. Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin Boğazlardan geçirebileceği savaş gemilerinin tonajı ve sayısı sınırlandırılmıştır.
- Savaş durumunda: Türkiye savaşan taraf ise veya savaş tehdidi altındaysa Boğazları kapatma hakkına sahip olmuştur.
Montrö Sözleşmesi, Türkiye'nin tam egemenliğinin bir sembolü haline gelmiştir. Bu sözleşme hiç silah kullanmadan, yalnızca diplomatik yollarla elde edilmiştir ve Atatürk'ün barışçıl ama kararlı dış politikasının en parlak örneğidir. Montrö Sözleşmesi günümüzde hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
8. Hatay Sorunu ve Hatay'ın Anavatana Katılması (1936-1939)
Hatay (İskenderun Sancağı), I. Dünya Savaşı sonrasında Fransa'nın manda yönetimi altındaki Suriye'ye bırakılmıştı. 1921 Ankara Antlaşması ile bu bölgede yaşayan Türklere bazı kültürel haklar tanınmıştı. Ancak 1936 yılında Fransa, Suriye üzerindeki manda yönetimini kaldırmaya karar verince Hatay'ın geleceği sorunu ortaya çıkmıştır.
Atatürk, Hatay'ın Türkiye'ye katılması konusunda kararlıydı. "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz" sözü, onun bu konudaki kararlılığını gösterir. Türkiye, konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımıştır. Uzun diplomatik görüşmeler sonucunda 1937 yılında Hatay bağımsız bir devlet olarak tanınmış ve "Hatay Devleti" kurulmuştur.
Hatay Devleti, 1938 yılında yapılan seçimlerle kendi meclisini oluşturmuş ve Tayfur Sökmen cumhurbaşkanı, Abdurrahman Melek başbakan seçilmiştir. 29 Haziran 1939 tarihinde Hatay Meclisi oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı almıştır ve 7 Temmuz 1939'da Hatay resmen Türkiye'ye katılmıştır. Ne var ki Atatürk, 10 Kasım 1938'de vefat ettiği için Hatay'ın anavatana katılışını görememiştir. Hatay'ın Türkiye'ye katılması, Misak-ı Millî yolunda atılan son önemli adımdır.
Atatürk Dönemi Dış Politikasının Genel Değerlendirmesi
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türkiye'nin genç bir cumhuriyet olmasına rağmen uluslararası arenada son derece başarılı bir dış politika izlediği görülür. Atatürk, Türkiye'nin sınırlı imkânlarının farkında olarak gerçekçi bir dış politika yürütmüştür. Sorunları diplomasi ve müzakere yoluyla çözmüş, gerektiğinde uluslararası kuruluşlara başvurmuştur.
Bu dönemde Türkiye, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ile bölgesel güvenlik ittifakları kurmuş; Milletler Cemiyeti'ne katılarak uluslararası barışa katkıda bulunmuştur. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile egemenlik haklarını pekiştirmiş, Hatay meselesinde ise kararlı ve sabırlı bir diplomasi izleyerek büyük bir başarı elde etmiştir.
Atatürk'ün dış politikadaki başarısının temelinde "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi yatar. Bu ilke, Türkiye'nin hem kendi bölgesinde hem de dünyada barışın korunmasına büyük önem verdiğini göstermektedir. Atatürk döneminde kurulan dış politika temelleri, günümüz Türk dış politikasını da şekillendirmeye devam etmektedir.
Özet Tablo: Atatürk Dönemi Dış Politika Olayları
- Musul Sorunu (1926): Ankara Antlaşması ile Musul Irak'a bırakıldı.
- Nüfus Mübadelesi (1923-1930): Türkiye ile Yunanistan arasında karşılıklı nüfus değişimi yapıldı.
- Milletler Cemiyeti'ne Giriş (1932): Türkiye, uluslararası barışa katkı için Milletler Cemiyeti'ne üye oldu.
- Balkan Antantı (1934): Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında imzalandı.
- Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936): Boğazların tam kontrolü Türkiye'ye verildi.
- Sadabat Paktı (1937): Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalandı.
- Hatay'ın Anavatana Katılması (1939): Hatay, halk oylamasıyla Türkiye'ye katıldı.
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin 6. Ünitesi olan Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları, öğrencilerin Türkiye'nin kuruluş dönemindeki diplomatik mücadelelerini ve başarılarını anlamalarını sağlar. Bu konuyu iyi öğrenmek, hem sınavlarda başarılı olmak hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihini doğru kavramak açısından büyük önem taşır.
Örnek Sorular
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük – Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları Çözümlü Sorular
Aşağıda 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları konusuna ait 10 adet çözümlü soru bulunmaktadır. Bu sorular hem çoktan seçmeli hem de açık uçlu soru tiplerini içermektedir.
Soru 1 (Çoktan Seçmeli)
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ile aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmiştir?
A) Hatay bağımsız bir devlet olmuştur.
B) Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve Boğazların kontrolü Türkiye'ye verilmiştir.
C) Musul sorunu çözüme kavuşturulmuştur.
D) Balkan Antantı imzalanmıştır.
Cevap: B
Çözüm: Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan'da kurulan Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve Boğazların tam kontrolü Türkiye Cumhuriyeti'ne devredilmiştir. Ayrıca Boğazlar çevresindeki askerden arındırılmış bölge kaldırılarak Türkiye burada asker bulundurma hakkı kazanmıştır. Diğer seçeneklerdeki olaylar farklı tarihlerde ve farklı anlaşmalarla gerçekleşmiştir.
Soru 2 (Çoktan Seçmeli)
Aşağıdakilerden hangisi Sadabat Paktı'na üye olan devletlerden biri değildir?
A) Türkiye
B) İran
C) Yunanistan
D) Afganistan
Cevap: C
Çözüm: Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937 tarihinde Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. Yunanistan ise Balkan Antantı'na üye olan devletlerden biridir. Sadabat Paktı Doğu'daki ülkelerle, Balkan Antantı ise Balkan ülkeleriyle kurulmuş ittifaklardır.
Soru 3 (Çoktan Seçmeli)
Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne hangi yıl üye olmuştur?
A) 1926
B) 1930
C) 1932
D) 1934
Cevap: C
Çözüm: Türkiye, 18 Temmuz 1932 tarihinde İspanya'nın teklifi üzerine Milletler Cemiyeti'ne üye olmuştur. Bu adım, Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesinin bir yansımasıdır ve Türkiye'nin uluslararası arenada daha aktif rol oynamak istemesinin göstergesidir.
Soru 4 (Çoktan Seçmeli)
Musul Sorunu hangi antlaşma ile çözüme kavuşturulmuştur?
A) Lozan Antlaşması
B) Ankara Antlaşması (1926)
C) Montrö Sözleşmesi
D) Sadabat Paktı
Cevap: B
Çözüm: Musul Sorunu, Lozan Antlaşması'nda çözülememiş ve ikili görüşmelere bırakılmıştı. İngiltere ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine konu Milletler Cemiyeti'ne taşınmıştır. Sonuçta 5 Haziran 1926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul Irak'a bırakılmıştır.
Soru 5 (Çoktan Seçmeli)
Balkan Antantı'na aşağıdaki ülkelerden hangisi katılmamıştır?
A) Romanya
B) Yunanistan
C) Bulgaristan
D) Yugoslavya
Cevap: C
Çözüm: Balkan Antantı, 9 Şubat 1934 tarihinde Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında imzalanmıştır. Bulgaristan, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sonucunda kaybettiği toprakları geri almak istediği için bu ittifaka katılmamıştır. Arnavutluk ise İtalya'nın baskısı altında olduğu için katılamamıştır.
Soru 6 (Açık Uçlu)
Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesinin Türk dış politikasına etkilerini örneklerle açıklayınız.
Çözüm: Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi, Türk dış politikasının temel taşını oluşturmuştur. Bu ilke doğrultusunda Türkiye, sorunlarını diplomasi yoluyla çözmeye çalışmıştır. Örneğin Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar sorunu hiç silah kullanmadan diplomatik yollarla çözülmüştür. Milletler Cemiyeti'ne üye olunması da dünya barışına katkıda bulunma amacını taşımaktadır. Balkan Antantı ve Sadabat Paktı ile bölgesel barış ve güvenlik ittifakları kurulmuştur. Tüm bu adımlar, Atatürk'ün barışçıl dış politikasının somut yansımalarıdır.
Soru 7 (Açık Uçlu)
Montrö Boğazlar Sözleşmesi neden Atatürk döneminin en önemli diplomatik başarısı olarak değerlendirilmektedir? Açıklayınız.
Çözüm: Montrö Boğazlar Sözleşmesi birkaç açıdan Atatürk döneminin en önemli diplomatik başarısıdır. Birincisi, Lozan Antlaşması ile Türkiye'nin egemenlik haklarını kısıtlayan Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve Boğazların kontrolü tamamen Türkiye'ye verilmiştir. İkincisi, Boğazlar çevresindeki askerden arındırılmış bölge kaldırılmış ve Türkiye burada asker bulundurma hakkı kazanmıştır. Üçüncüsü, bu başarı hiç savaşmadan, tamamen diplomatik yollarla elde edilmiştir. Dördüncüsü, Montrö Sözleşmesi günümüzde hâlâ geçerliliğini korumakta olup Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendirmeye devam etmektedir.
Soru 8 (Açık Uçlu)
Hatay'ın Türkiye'ye katılma sürecini kısaca özetleyiniz.
Çözüm: Hatay (İskenderun Sancağı), I. Dünya Savaşı sonrasında Fransız mandası altındaki Suriye'ye bırakılmıştı. 1936 yılında Fransa, Suriye üzerindeki mandasını kaldırmaya karar verince Hatay'ın geleceği sorunu ortaya çıkmıştır. Atatürk, konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımıştır. 1937 yılında Hatay bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır. 1938 yılında yapılan seçimlerle Hatay Devleti kendi meclisini kurmuştur. 29 Haziran 1939'da Hatay Meclisi oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı almış ve 7 Temmuz 1939'da Hatay resmen anavatana katılmıştır.
Soru 9 (Çoktan Seçmeli)
Aşağıdakilerden hangisi Atatürk döneminde Türkiye'nin dış politikada izlediği ilkelerden biri değildir?
A) Yayılmacılık
B) Gerçekçilik
C) Barışçılık
D) Bağımsızlık
Cevap: A
Çözüm: Atatürk döneminde Türkiye, yayılmacı bir dış politika izlememiştir. Tam tersine, gerçekçilik, barışçılık, bağımsızlık, akılcılık ve uluslararası eşitlik ilkeleri temel alınmıştır. Yayılmacılık, dönemin İtalya'sı ve Almanya'sı gibi devletlerin izlediği saldırgan bir politikadır ve Atatürk'ün dış politika anlayışıyla bağdaşmaz.
Soru 10 (Açık Uçlu)
Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'nın ortak amaçları nelerdir? Bu iki ittifakın kurulmasında hangi uluslararası gelişmeler etkili olmuştur?
Çözüm: Balkan Antantı (1934) ve Sadabat Paktı (1937) bölgesel güvenlik ve barışı korumak amacıyla kurulmuş ittifaklardır. Her iki ittifakın da ortak amaçları; üye ülkelerin sınırlarını karşılıklı olarak garanti altına almak, saldırmazlık ilkesini benimsemek ve bölgede istikrarı sağlamaktır. Bu ittifakların kurulmasında 1930'lu yıllarda Avrupa'da artan saldırgan politikalar etkili olmuştur. İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi, Almanya'da Nazi rejiminin yükselişi ve genel olarak Avrupa'daki silahlanma yarışı, bu bölgesel ittifakların oluşturulmasını zorunlu kılmıştır.
Çalışma Kağıdı
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük – Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları Çalışma Kağıdı
Ad-Soyad: ________________________________ Sınıf/No: ____________ Tarih: ____________
Bu çalışma kağıdı, 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Olayları konusunu pekiştirmeniz için hazırlanmıştır. Tüm etkinlikleri dikkatle okuyarak cevaplayınız.
ETKİNLİK 1 – Boşluk Doldurma
Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz.
1. Atatürk döneminde Türk dış politikasının temel ilkesi "________________, ________________" olmuştur.
2. Musul Sorunu, 1926 yılında imzalanan ________________ ile çözüme kavuşturulmuş ve Musul ________________'a bırakılmıştır.
3. Türkiye, ________________ yılında ________________'nın teklifi üzerine Milletler Cemiyeti'ne üye olmuştur.
4. Balkan Antantı; Türkiye, ________________, ________________ ve ________________ arasında imzalanmıştır.
5. Sadabat Paktı; Türkiye, ________________, ________________ ve ________________ arasında imzalanmıştır.
6. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ________________ kaldırılmış ve Boğazların kontrolü tamamen ________________'ye verilmiştir.
7. Hatay, ________________ tarihinde resmen Türkiye'ye katılmıştır.
8. Atatürk'ün Hatay hakkında söylediği ünlü söz: "________________ Türk yurdu düşman elinde kalamaz."
ETKİNLİK 2 – Eşleştirme
Aşağıdaki olayları doğru tarihlerle eşleştiriniz. Tarih sütunundaki harfi olay sütunundaki numaranın yanına yazınız.
OLAYLAR:
1. ( ) Balkan Antantı
2. ( ) Montrö Boğazlar Sözleşmesi
3. ( ) Sadabat Paktı
4. ( ) Milletler Cemiyeti'ne giriş
5. ( ) Ankara Antlaşması (Musul)
6. ( ) Hatay'ın Türkiye'ye katılması
TARİHLER:
a) 1932
b) 1926
c) 1939
d) 1937
e) 1934
f) 1936
ETKİNLİK 3 – Doğru/Yanlış
Aşağıdaki ifadelerin doğru olanlarının başına (D), yanlış olanlarının başına (Y) yazınız.
1. ( ) Musul Sorunu, Lozan Antlaşması'nda kesin olarak çözülmüştür.
2. ( ) Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye, Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkı kazanmıştır.
3. ( ) Balkan Antantı'na Bulgaristan da katılmıştır.
4. ( ) Sadabat Paktı, Tahran'daki Sadabat Sarayı'ndan adını almıştır.
5. ( ) Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne 1936 yılında üye olmuştur.
6. ( ) Hatay Devleti'nin ilk cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen'dir.
7. ( ) Nüfus mübadelesinde İstanbul'daki Rumlar da değişime dahil edilmiştir.
8. ( ) Atatürk, Hatay'ın anavatana katılışını görmüştür.
ETKİNLİK 4 – Kavram Haritası
Aşağıdaki kavram haritasını doldurunuz. Merkezde "Atatürk Dönemi Dış Politika" yazmaktadır. Dallardaki boş alanları uygun bilgilerle tamamlayınız.
┌──────────────────────────┐
│ Temel İlke: __________ │
└──────────────────────────┘
┌────────────────┐ ┌────────────────┐
│ Batı Sorunları: │ │ Doğu Sorunları: │
│ 1. ____________ │ │ 1. ____________ │
│ 2. ____________ │ │ 2. ____________ │
└────────────────┘ └────────────────┘
┌────────────────┐ ┌────────────────┐
│ İttifaklar: │ │ Uluslararası: │
│ 1. ____________ │ │ 1. ____________ │
│ 2. ____________ │ │ │
└────────────────┘ └────────────────┘
ETKİNLİK 5 – Kısa Cevaplı Sorular
Aşağıdaki soruları kısaca cevaplayınız.
1. Balkan Antantı'na Bulgaristan neden katılmamıştır?
Cevap: ___________________________________________________________________________
___________________________________________________________________________
2. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Türkiye için önemi nedir?
Cevap: ___________________________________________________________________________
___________________________________________________________________________
3. Musul Sorunu'nun Türkiye aleyhine sonuçlanmasında hangi iç gelişme etkili olmuştur?
Cevap: ___________________________________________________________________________
___________________________________________________________________________
4. Sadabat Paktı'nın imzalanmasında hangi uluslararası gelişme doğrudan etkili olmuştur?
Cevap: ___________________________________________________________________________
___________________________________________________________________________
5. Atatürk döneminde Türkiye'nin dış politikada "gerçekçilik" ilkesini benimsemesi ne anlama gelmektedir?
Cevap: ___________________________________________________________________________
___________________________________________________________________________
ETKİNLİK 6 – Kronolojik Sıralama
Aşağıdaki olayları kronolojik (tarih) sıraya göre 1'den 6'ya kadar numaralayınız.
( ) Sadabat Paktı'nın imzalanması
( ) Ankara Antlaşması ile Musul Sorunu'nun çözülmesi
( ) Hatay'ın Türkiye'ye katılması
( ) Milletler Cemiyeti'ne üyelik
( ) Montrö Boğazlar Sözleşmesi
( ) Balkan Antantı'nın imzalanması
ETKİNLİK 7 – Neden-Sonuç İlişkisi
Aşağıdaki tabloda verilen nedenlerin sonuçlarını yazınız.
NEDEN → SONUÇ
1. İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikaları → ___________________________________________
2. Fransa'nın Suriye mandasını kaldırma kararı → ___________________________________________
3. Lozan'da Boğazlar Komisyonu kurulması → ___________________________________________
4. İngiltere'nin Musul petrollerini kontrol etmek istemesi → ___________________________________________
5. Türkiye'nin uluslararası barışa katkı sunmak istemesi → ___________________________________________
ETKİNLİK 2 – CEVAP ANAHTARI
1-e, 2-f, 3-d, 4-a, 5-b, 6-c
ETKİNLİK 3 – CEVAP ANAHTARI
1-Y, 2-D, 3-Y, 4-D, 5-Y, 6-D, 7-Y, 8-Y
ETKİNLİK 6 – CEVAP ANAHTARI
(5) Sadabat Paktı – (1) Ankara Antlaşması – (6) Hatay – (2) Milletler Cemiyeti – (4) Montrö – (3) Balkan Antantı
Sıkça Sorulan Sorular
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük müfredatı 2025-2026 yılında kaç ünite?
2025-2026 müfredatına göre 8. sınıf t.c. İnkılap tarihi ve atatürkçülük dersi birden fazla üniteden oluşmaktadır. Sayfadaki ünite listesinden güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
8. sınıf atatürk dönemi türk dış politikası olayları konuları hangi dönemlerde işleniyor?
8. sınıf t.c. İnkılap tarihi ve atatürkçülük dersi konuları 1. dönem ve 2. dönem olarak iki yarıyılda işlenmektedir. Her ünitenin tahmini süre bilgisi Millî Eğitim Bakanlığı'nın haftalık ders planlarında yer almaktadır.
8. sınıf t.c. İnkılap tarihi ve atatürkçülük müfredatı ne zaman güncellendi?
Gösterilen içerik 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için güncellenmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmi sitesinde yayımlanan müfredat dokümanları esas alınmıştır.